Aylık Arşivler - Aralık 2017

Check-Up Terimleri

Akciğer Grafisi Bronşit, bronşiolit v.b. gibi akciğer hastalıkları, zatürre, verem, akciğer tümörü ve yara gibi durumların teşhisine yardımcı görüntüleme yöntemidir. Kalp ve solunum sisteminin ön değerlendirmesinde kullanılır.

Mamografi ve Meme Ultrasonografisi Memede hastalık, kist ve tümörlerin teşhisinde kullanılan yöntemdir. Meme kanserinin erken tanısında kullanılır.

Tüm Batın Ultrasonu Karaciğer, safra kesesi, safra kanalı, üriner sistem, mesane, yumurtalıklar, böbrekler gibi iç organları görüntüleme ve rahatsızlık durumlarında teşhis için kullanılıyor.

Jinekolojik Ultrason Rahim ve yumurtalıklarda olan düzensizlik, kist ve tümör gibi oluşumları görüntüleme yöntemidir

Tiroid ultrasonu Boynun ön tarafında bulunan tiroid bezinin boyutlarındaki değişimi, nodül vb. oluşumları tetkik etmek amaçlı yöntemdir.

Kemik Yoğunluğu Ölçümü (Femur)/ Kemik Yoğunluğu Ölçümü (Lomber) Kemik mineral yoğunluğunun ölçümü ve kemik erimesini belirlemek için kullanılan tanısal görüntüleme tetkikidir. Kemik dokusunun dayanıklılığı minerallerin (Ca,P) miktarı ile orantılıdır. Kemik yoğunluğu (dansitesi) ölçüm yöntemlerindeki amaç kemiğin bu mineral kısmının miktarsal oranını belirlemektir. Kemikteki mineral kaybı ne kadar fazla ise yoğunluk o kadar düşük ölçülür. Bu durumda kemik mineral yoğunluğu azalmış yani kemik erimesi (osteoporoz) meydana gelmiş şeklinde yorumlanır. Özellikle menopoz sonrası kadınlarda ortaya çıkabilecek kemik erimesinin erken tanısında kullanılır.

Lumbo Sakral Vertebralar (İki Yönlü) Bel omurlarının ön-arka ve yandan çekilen 2 yönlü filmidir. Osteoporoz hastalarında belde çökme kırığı olabilmektedir. Bunun değerlendirilmesinde kullanılır. Kemik erimesi olan hastalarda belde çökme olabilmektedir, diğerlerinde ise kronik bel ağrısı olan hastaların değerlendirilmesinde kullanılır.

BT, Koroner Anjiyo Koroner arterlerin saniyeler içinde görüntülenmesini sağlayan tetkikidir. Koroner arter hastalığın riskini belirler ve tıkanıklıkların görüntülemesini sağlar. Aterosklerozun kalp damarlarındaki hasarı değerlendirmek için kullanılan bir görüntüleme tetkikidir.

Düşük Doz Toraks, BT Normal BT’ ye göre çok daha az radyasyon dozu ile akciğerin görüntülenmesini sağlar. Akciğer kanser riski olan hastalarda önerilir ve akciğerin daha detaylı görüntülemesini sağlar.

Panoramik Diş Filmi Çenelerin ve tüm dişlerin tek bir filmde görüntülenmesini sağlayan tetkiktir.

Karotis RDUS (iki taraflı) Beyine giden ana damarların görüntülenmesidir. Eğer kan damarında daralma veya tıkanıklık varsa ileride felç riskini önlemek için uygulanan tetkikidir.

EKG Elektrokardiyografi diye adlandırılan bu yöntem ile kalp kası ve sinir iletileri incelenir ve ayrıca ritim bozuklukları ve kalp krizi gibi durumlar teşhis ediliyor.

Efor Testi ve EKG Kalp ritim düzensizliklerinin ve koroner damar yetersizliğinin ön tanısında kullanılan yöntemlerdir.

Ekokardiyografi (EKO) Kalp kası ve kapakçıklarının değerlendirilmesinde kullanılır.

CEA Tarsinoembriyonik antijen olarak adlandırılan, bağırsak, prostat, karaciğer, akciğer, mide, meme ve over (yumurtalık) gibi kanser türleri için genel tarama testidir.

CA 125 (kanser antijen 125 ) Özellikle yumurta ve over (yumurtalık) kanserlerinin tespitinde kullanılan bir antijendir.

PSA (Prostat Spesifik Antijeni) Erkeklerdeki prostat bezindeki iltihap ve ya kanser tespiti için kullanılan bir tetkikidir.

ASO Daha önceden geçirilmiş bir streptokok bakterisinden oluşan enfeksiyonu gösteren testtir. Sonucunun yüksek çıkması romatizmal hastalıklara yatkınlığı gösterebilir.

CRP (C-reaktif protein) Vücutta düşük seviyede bulunan, tanıdan daha çok, klinik şüpheleri desteklemek amacıyla kullanılan bir proteindir. Yüksek olması durumunda, vücutta bir enfeksiyon yada inflamatuvar bir hastalık olduğunu söylemek mümkündür.

RF (Romatoid Faktör) Genellikle eklemleri etkileyen ve enflamatuar bir hastalık olan romatoid artriti tanı amacıyla kullanılır.

ELİSA HIV (insan bağışıklık yetmezlik virüsü): AIDS hastalığıyla karakterize bir virüstür. Bu virüs vücuda girdiği andan itibaren yaklaşık 3 ay içerisinde, vücudun savunma mekanizması bu virüsle savaşmak için özel antikorlar üretir. Bu antikorları ve antikor oluşumuna sebep olan antijeni tespit etmek için ELİSA testi kullanılır.

Anti-HIV 1+2 HIV P24 antijenini tespit amaçlı kullanılan, AIDS virüsün vücuda alımından yaklaşık 2 hafta sonra, erken tanı için kullanılan bir testtir.

Hepatit Bs Antijeni (HBsAg) Vücutta bulunan Hepatit B antijenini tespit amacıyla, Hepatit B hastalığının tanısında kullanılan testtir.

Hepatit Bs Antikoru (Anti-HBs) Hepatit B virüsünün yüzey antijenine karşı, vücut tarafından üretilen protein yapılı antikoru tespit amaçlı uygulanan testtir. Bu test Hepatit B ye karşı bağışıklık kazanıldığını tespit etmek için kullanılır ve aşılanma ihtiyacını belirler.

Tam Kan Tahlili, Hemogram Kan sayımı sonuçları, hematolojik ve diğer birçok sistemle alakalı tespit imkanı sağlar. Eritrositlerle (kırmızı kan hücresi) ilgili olarak genellikle Hgb(hemoglobin), Hct(hematokrit), MCV, MCH, MCHC testleri yapılır. Anemi durumlarında ise Hgb ve Hct düşük değerlerde seyrederken, MCV, MCH, MCHC tarama amaçlı kullanılmaz. Kansızlık ile ilgili ve kansızlığa sebep olabilecek kronik hastalıklar ile ilgili ön bilgi verir. Diğer kan hücreleri ise enfeksiyon, inflamatuvar ve kan hastalıklarının tespitinde kullanılır.

Total lipid Kanda bulunan tüm yağların toplamıdır. Yapısında yaygın olarak kolesterol ve trigliserid bulunur.

Kolesterol Total Kandaki iyi (HDL) ve kötü (LDL) kolesterolün toplamıdır.

HDL (iyi huylu kolesterol) Karaciğer ve bağırsaklarda üretilen bir lipoproteindir, Vücutta yüksek miktarda bulunması, damar sertliği ve ateroskleroz gibi hastalıklara karşı koruma sağlar. Egzersizle değerleri yükseltilebilir.

LDL (kötü huylu kolesterol) Karaciğerde üretilen, düşük yoğunluklu, kan yoluyla kolesterolü taşıyan lipoproteinlerdir. Yüksek olması durumunda, damar tıkanıklığı, damar sertliği ve kalp rahatsızlıkları riski artar.

VLDL kolesterol Kötü huylu kolesteroller gurubuna dahildir. Bağırsaktaki yağların depolanmasına yardım eder. Ayrıca kan damarlarında ki LDL reseptörlerine bağlanarak, damar sertliği ve damar tıkanması gibi rahatsızlıklara meydan hazırlar.

Trigliserid Kandaki gliserol ve 3 yağ asidinin birleşmesinden oluşan bir yapıdır. Kanda, kolesterol ile beraber yüksek miktarda bulunduğu takdirde, damar tıkanıklığı, kalp ve pankreas hastalıklarına ortam hazırlar. Bu yüzden kolesterol değerleri ile beraber kontrol edilir.

Kan şekeri testi Vücuttaki glukoz miktarının, şeker hastalığı tanısı ve vücuttaki karbonhidrat metabolizmasının analiz edilmesi için uygulanan testtir.

Üre Testi Böbreklerdeki işlev bozukluklarından dolayı düzeyi artan bir proteindir. Karaciğerde üretilen üre; böbrek işlev bozukluğu, karaciğer yetmezliği tanısı amaçlı kullanılabilir.

Ürik Asit Gut hastalığının tanı ve izlenmesinde ve kalp hastalıkları açısından risk faktörünün belirlenmesinde kullanılır.

Kalsiyum testi Kemik ve kalp damar sistemi için destekleyici olan kalsiyumun kandaki değerlerinin analiz edilmesidir. Eksikliği kemik hastalıklarına ve kalp ritimlerinde bozulmalara neden olur.

Demir testi Vücuttaki demir seviyesinin kontrolü haricinde, Anemilerin detaylı tanılanmasına yardımcı olur.

Demir bağlama Demirle birlikte ileri tetkik için değerlendirilen testtir. Demir eksikliğinden kaynaklanan anemilerde (kansızlıkta) demirin taşınma potansiyeli ile ilgili bilgi verir.

Sodyum Hücre dışında bulunan sıvının en önemli elektrolittir. Vücutta osmotik basınç, asit baz dengesi, sıvı elektrolit dengesi değerlendirilmesinde etkin rol oynar.

Potasyum Hücre içinde en çok bulunan elektrolittir. Sodyumla beraber sinir ve kas sisteminin fonksiyonlarında önemli rol oynar. Kalp hastalıkları, asit-baz dengesi, ve tansiyon hastalıklarının erken tanısında önem taşır.

Klorür Hücre dışında en çok bulunan elektrolittir. Vücuda alınan klorürün büyük bir bölümü bağırsaklarda emilir ve idrarla atılır. Genellikle asit-baz ve elektrolit dengesi ve su metabolizmasının analizinde kullanılır.

Elektrolitler (sodyum, potasyum, klorür) Hücrelerde bulunan elektrolitlerdir. Vücutta osmotik basınç, asit baz dengesi, sıvı elektrolit dengesi ve su metabolizmasının analizinde kullanılır.

Albumin Kan plazmasında bulunan en yaygın proteindir. Karaciğer fonksiyonlarının bozulması, travma, yanık gibi durumlarda vücuttaki yoğunluğu düşerken, hücre plazmasındaki su yoğunluğunun azalmasıyla beraber, vücuttaki yoğunluğu artar.

Tam idrar analizi İdrarda bulunan, kum, protein, albümin, ürobilinojen, ürobulin, nitrit ve keton, iltihap gibi durumları tespit eder. Böbrek ve idrar yolları hastalıklarında teşhis için kullanılan önemli bir analizdir.

SGOT-AST İlk olarak kalp ve kas hücrelerinde, sonrasında ise böbrek, karaciğer, beyin, pankreas, dalak ve akciğerde oluşan doku hasarlarını 12 saat içerisinde belirleyen testtir.

SGPT-ALT İlk olarak karaciğer ve böbrek hücresinde bulunur, sonrasında kalp sistemi ve iskelet kaslarında bulunur. Akciğer, pankreas ve dalakta en az seviyede bulunur. Genellikle hepatit ve siroz gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların etkilerini gözlemleme ve karaciğer hastalıklarının tanısında kullanılır. Bunun yanı sıra, karaciğer hücresi ölümü, kalp yetmezlikleri, şoklar, travmalar, karaciğer tümörleri, kalp krizi, gebelik zehirlenmesi gibi durumlarda seviyesi artıyor.

Gama Glutamil Transferaz (GGT) Pankreas, karaciğer ve böbreklerde bulunan bir enzimdir. En sık böbrekte bulunmasına rağmen, genellikle karaciğer hastalıklarının tanısında kullanılır. Ayrıca kolon ve göğüs kanserlerinin tanısında yol gösteriyor.

Hemoglobin A1c 3-4 aylık bir süredeki ortalama kan şekeri düzeyi hakkında bilgi verir.

TSH Tiroit hastalıklarının ve kalp hastalıkları açısından risk faktörünün belirlenmesinde kullanılır.

LPa Kalp damar hastalıkları yönünden riskin belirlenmesinde yardımcı olur.

Homosistein Damar hastalıkları, özellikle kalp damar tıkanması ve ven trombozu riskinin tayini için kullanılır.

Helikobakter pilori Mide ve bağırsakta çeşitli bölgelerde bulunan bir bakteridir. Asitle beraber bulunduğu bölgede kronik bir iltihaplanmaya neden olur ve bu iltihaplanma sonucunda, dokuda deformasyon ve ülser oluşuyor.

CA 19-9 Pankreas, kolon, kolanjiokarsinom gibi sindirim(mide ve bağırsak) sistem kanserlerinde ve adenokarsinomlarda seviyesi artan bir antijendir. Kanser markerları olarak bilinir yükseldiğinde ileri tetkik gerektiriyor.

Gaitada Gizli Kan testi Erken dönem kolon kanseri, mide kanaması ya da iç kanama gibi durumları teşhis etmek için kullanılan yöntemdir.

Total IgE Vücudun çeşitli alerjenlere karşı, soluma, temas, ve alımla ilgili bağışıklık sisteminin tepkisini gösteren yöntemdir.

Beta-Crosslaps (Beta-CTx) Kemik yıkımı belirtecidir. Yükselmiş düzeyi, artmış kemik yıkımı ile beraberdir. Osteoporoz ve tedavisinin değerlendirilmesinde kullanılır. Örnek, sabah aç olarak alınmalıdır.

Eritrosit Sedimantasyon Hızı(ESR) Sedimantasyon oranı veya eritrosit sedimantasyon hızı (ESR), vücudunuzda meydana gelebilecek iltihaba bağlı aktiviteleri ortaya çıkartmakta kullanılan bir kan testidir. Sedimantasyon oranı testi tek başına bir tanı aracı değildir, ama test sonucu doktorunuzun vücudunuzda oluşan iltihaba bağlı bir rahatsızlığı açıklığa kavuşturmasına ya da tanı koymasına yardımcı olabilir. Genellikle; maligniteler, enflamatuar hastalıklar, romatizmal hastalıklar, akut ve kronik enfeksiyon hastalıkları gibi rahatsızlıklarda başvurulan testtir.

Estradiol (E2) E2 hormonu yani östrojen oranı, kan ya da idrarda bulunmakta olan östrojen hormonların seviyesini belirleyen bir değer olarak bilinir. Östrojen seviyesinin azalmasıyla kemik kaybı hızlanır ve menopozal dönemde gözlenen osteoporoz ortaya çıkar.

Folikül Stimülan Hormon (FSH) FSH hormonu Hipofizden salgılanan bir hormondur. Erkekte ve dişide benzer bir protein yapısı taşır. Lütein yapıcı hormonla (LH) beraber yumurtalığın ve erbezlerinin işlevlerine katkıda bulunur. Kadınlarda yumurtalık folikülerinin olgunlaşmasını, erkekte spermalozoonların üretimini ve olgunlaşmasını yapar. FSH (folikül uyarıcı hormon) beyinden salgılanan ve yumurta gelişiminde önemli rolü olan bir hormondur. Bu test çocuk sahibi olma sorunlarınız, cinsiyet organı yetersizliği ve hipofiz tümörü düşündüren bulgularınız varsa hipofiz fonksiyonu değerlendirmek için uygulanan bir testtir. Özellikle kadınların menopoz dönemine girip girmediklerini ayırt edecek testlerden biridir.

Parathormon (PTH), İntakt Parathormon kemik metabolizmasının düzenlenmesinde ve kan kalsiyum düzeyinin ayarlanmasında önemli rol oynar. PTH düzeylerinin yüksek veya düşük olması kemikler ile ilişkili problemlere sebep olur.

Co-test Rahim ağzı kanseri için yapılan smear testi ve HPV testlerinin aynı anda yapılmasıdır.

Çinko Vücudumuzdaki hormonlar ve enzimler için önemli bir mineraldir. Bağışıklık sisteminde önemli rol oynar.

Vitamin B12 Kırmızı kan hücre üretimi ve merkezi sinir sisteminin korunmasını sağlayan bir vitamindir. Kansızlık ve sinir hasarlarının tespitinde yardımcı olur.

Ferritin Vücuda demir depolamakla görevli bir proteindir. Kansızlığın nedenlerini araştırmasında kullanılır.

Folik Asit Hücre büyüme ve yenilenmesi için DNA ve alyuvar oluşumu için önemli bir B grubu vitaminidir. Özellikle hamilelik döneminde önemlidir.

Vitamin D Kalsiyum ve fosfor metabolizması ve kemik mineralizasyonuna etkili bir hormondur.

Kreatinin Böbrek fonksiyonunu ve böbrek hastalıklarının tanısında kullanılır.

Kalsiyum/Kreatinin Oranı, Spot İdrar İdrarda kalsiyum atılımını gösterir.

CA 15-3 Meme kanseri riskini gösterir.

CA 72-4 Mide, Bağırsak ve kadın üreme organları, meme kanseri riskini gösterir.

Magnezyum testi Kas ağrıları ve kramp nedeni ile önemli bir elektrolit olup eksikliği tüm vücudu etkiler.

Fosfor Testi Kalsiyum gibi fosforda önemli bir elementtir. Paratiroid bezi bozuklukları, böbrek ve kemik hastalıkları hakkında ipucu vermektedir.

Mikroalbümin, Spot İdrar Özellikle hipertansiyon ve diyabetin yaptığı böbrek bozukluğunun ilk ve en önemli göstergesidir.

Folat Kan hücre yapımında önemli olup pek ok organ işleyişinde anahtar noktadadır.

Laktat Dehidrogenaz Vücuttaki aşırı ve düzensiz hücre yıkımını gösterir.

Alkalen Fosfataz Karaciğer ve safra kesesi fonksiyonu hakkında bilgi verir.

Testosteron Erkekler hormonu olup seviye takipleri cinsel yaşam açısından önemlidir.

Vajinal Smear (PAP Smear) ve Kültür Rahim ağzı kanserleri ve iltihaplarında erken tanı için uygulanan yöntemlerdir. 18 yaş üstü her kadının düzenli yaptırması gereken bir testtir.

Odyo+Timpanometri İşitme kaybı ve kulak ile ilgili bilgi verir.

Solunum Fonksiyon Testleri Akciğer kapasitesi ve fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılır. KOAH ve astım hastalıkların tanısı ve şiddetini değerlendirmek için kullanılır.

Sigmoidoskopi veya Kolonoskopi Kalın bağırsak kanserlerinde erken tanı için uygulanan yöntemlerden biridir.

MMSE (kognitif değerlendirme) Unutkanlık ve aşırı unutkanlık için belirleyicidir.

GYA ve GGYA değerlendirilmesi (Günlük Yaşam Aktivitesi, Grutrümantal Günlük Yaşam Aktivitesi) Kişinin günlük ve enstrümental aktivitelerini belirler. Ve ileri yaşlar için takibi gereklidir.

Geriatrik Depresyon Skalası Yaşlanma ile oluşan pek çok hastalığı tetikler ve taraması diğer hastalıkların sebebini anlamak için çok önemlidir.

Check Up Muayenesi Konusundaki uzmanlar tarafından detaylı muayene, bulguların değerlendirilmesi, sonuçların aktarılması ve ek işlemlerin planlanması ile ilgili uygulamalar gerçekleştiriliyor. Üroloji, diş, kardiyoloji, jinekoloji, pediyatri gibi bölümlerin uzmanları tarafından yapılan kontroller, check up panellerine bağlı olarak farklılıklar gösterebiliyor.

Laboratuvar sonuçlarının değerlendirilmesi Biyokimya hekimi tarafından laboratuvar sonuçlarının uygun bir dille anlatımı ve önerileri varsa anormal durumlar, ilgili branş hekimine iletiliyor. Değerlendirilen tüm sonuçlar check up hekimi tarafından check up misafirlerine aktarılıyor

Daha fazla oku...

Check-Up Sık Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Check up yaptırmak ne kadar zaman alır?
Panel içeriğinize göre farklılık gösterebiliyor. Randevu alırken bilgi isteyiniz.

Ne kadar sıklıkla check up yaptırmalıyım?
Her bireyin yılda 1 kez check up yaptırması gerekiyor, bu sayede sağlık takibi daha detaylı yapılabiliyor ve oluşabilecek hastalıkların önüne geçilebiliyor.

Check up sonrasında oluşan bir sağlık sorunum olursa, gerekli yönlendirmeleri yapıyor musunuz?
Gerekli yönlendirmeler, ek tetkikler ve tedaviler, konsültasyonu yapan doktor tarafından yapılıyor.

Sonuçların güvenilirliği ne kadardır?
Cihazlarımız güncel teknoloji ile donatılmış olup gerekli bakımları ve kalibrasyonları sistematik olarak yapılıyor. Şüpheli bir durum oluşursa, test tekrar ediliyor.

Sonuçlar kimler tarafından değerlendiriliyor?
Sonuçlar, alanlarında uzman hekimler tarafından değerlendiriliyor.

Sonuç değerlendirmesi için ayrıca bir ücret ödemeli miyim?
Sonuçlarınızın değerlendirilmesi için, herhangi bir ücret ödemeniz gerekmiyor.

Hangi bölümlerde uzman doktorlarınız var?
Tüm check up hekimlerimiz ve diğer branş hekimleri alanında uzmandır.

Sonuçlar ne kadar zamanda hazır olur?
Sonuçlarınız check up panel içeriğindeki tetkiklerinize bağlı olarak aynı gün içerisinde ve/veya takip eden günlerde hazır oluyor.

Sonuçlarıma nasıl ulaşabilirim?
Check Up sonuçlarınıza Etimed Hastanesi sonuç görüntüleme sayfası üzerinden rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Adet döneminde olmamın, Check Up sonuçlarıma etkisi var mıdır?
Bazı hormon testleri özellikle adet dönemi başında, bazıları adet dönemi ortasında gerçekleştirilebilmektedir. Hormon testleriniz, mamografi ve meme ultrasonunuz için seçilebilen dönemler olabilir. Adet döneminiz için check up hekiminizi bilgilendirmeniz önerilir.

Hamilelerin Check up yaptırması uygun mudur?
Hamile kadınlar, akciğer grafisi ve radyolojik tetkikler gibi radyasyon içeren tetkikler haricindeki içeriklerden faydalanabiliyor.

Check up hizmeti, tüm birimlerinizde mevcut mu?
Check up hizmeti, tüm hastane ve tıp merkezlerimizde mevcut.

Kişinin taleplerine göre, farklı check up içerikleri düzenlenebilir mi?
Check up panelleri tıbbi direktörlük onaylı hazırlanmış panellerdir. Bu nedenle içeriklerinde değişiklik yapılamıyor. Bununla beraber size özel check up panelleri oluşturulması için check up yetkiliniz ile görüşebilirsiniz.

Belirlenmiş Check up panelleri dışında, check up yaptırılabilir mi?
Sağlık ihtiyacına bağlı olarak, check up hekiminiz ile birlikte size özel check up paneli oluşturulabiliyor.

Check up yaptırmadan önce, herhangi bir hazırlık yapmak gerekir mi?
Hazırlık ile ilgili gerekli bilgilendirmeyi Checkup Hazırlık başlığı altından veya (312) 293 06 06 Alo Etimed çağrı merkezimizi arayarak ulaşabilirsiniz.

Check up işlemleri esnasında, hastane içerisindeki organizasyon nasıl olacak?
Check up misafirleri için hastanemizde ücretsiz otopark ve vale hizmeti mevcut. Check up birimlerinde check up hemşiremiz tarafından gün içerisindeki programınıza uygun süreçler ile ilgili sözel olarak ve broşürler ile bilgilendiriliyorsunuz.

Daha fazla oku...

Sağlık Sözlüğü

Sağlık Sözlüğü

Check Up Terimleri

Adrenalin Epinefrin olarak da bilinen, böbrek üstü bezlerinin iç kısımlarından salgılanan endokrin hormonu. Salgılandığı durumlarda, kalp atış hızı artar, kan basıncı yükselir, göz bebekleri büyür, kan şekeri yükselir. Tıp biliminde adrenalin, anaflaktik şok, alerjik reaksiyonlar, astım, göz tansiyonu ve kalp durması gibi durumlarda kullanılır.

Agorafobi Kontrol edilemeyen yalnız kalma korkusu.

Akne Derinin çeşitli bölgelerinde, yağ bezleriyle alakalı kronik bir deri hastalığıdır. 14-20 yaş aralığında sıkça görünen sivilce ve siyah noktalar, bazen psikolojik rahatsızlıklara neden olabilir.

Alerji Vücudun, normalde zararlı olmayan bazı maddelere karşı hassasiyet göstermesi durumudur, aynı zamanda aşırı duyarlılık olarak da bilinir. Belirtileri genelde, astım, kaşıntı, öksürük, nefes darlığı, burun tıkanıklığı, hapşırma, burun akıntısı, göz kızarması şeklindedir.

Anal fissür Dışkılama sırasında zorlanma sonucu oluşan, makat bölgesindeki yırtık veya çatlaklardır. Bunun yanı sıra, bağırsak iltihabı, uzun süren kabızlık, ishal, hamilelik gibi nedenlerle de oluşabilir.

Anemi Kanda bulunan ve dokulara oksijen, solunum organına ise karbondioksit taşıyan bir protein olan hemoglobinin normalden az olmasından dolayı oluşan bir rahatsızlıktır, Kansızlık olarak da bilinir.

Anestezi Cerrahi operasyonlardan önce hastaya uygulanan, operasyon sırasında hastanın ağrı hissetmemesi için, vücudun tümü ya da bir bölümünü ağrıya duyarsız hale getirmek için kullanılan iğne ya da gaz şeklindeki anesteziklerin uygulanmasıdır.

Anjiyo Kalp, atardamar ve toplardamarın iç kısımlarını görüntüleme metodudur. Damar sertliği, tıkanıklık, daralma gibi hayati önem taşıyan hastalıkları teşhis amaçlı kullanılır.

Aort İnsan vücudunun ana atar damarıdır. Oksijenlenmiş kanının vücudun dokularına dağılmasında rol oynar. Kalbin sol ventrikülünden(karıncığından), karnın alt kısmına doğru devam eder daha sonra başka atar damarlara dallara ayrılır.

Apandisit Kör bağırsak denilen kalın bağırsak üzerinde bulunan ucu kapalı tüp şeklindeki apandisin iltihaplanmasıdır. Karın ağrısı ve mide bulantısı şeklinde belirtileri vardır.

Artrit Eklem yüzeylerini çevreleyen sinovyum denilen zarların iltihaplanmasıdır. Mikrobik olmayan bu iltihaplanma, eklem ağrılarının başlıca nedenidir.

Artroskopi Diz, omuz, bilek, dirsek ve kalça gibi eklemlerde oluşan düzensizlikler, kireçlenme, bağ yırtılmaları, eklem kıkırdak hasarı, iltihaplanma, serbest cisimlerin çıkarılması gibi durumlarda tanı ve tedavi amacıyla yapılan bir mikro cerrahi uygulamasıdır.

Astım Solunum yollarının mukoza ödemi ile tıkanması, ve bu sayede nefes alımının zorlaşmasıdır. Genellikle, alerjik reaksiyonlar ve çevresel faktörler sonucunda öksürük ve nefes darlığıyla belli olur.

Bağışıklık Mikroorganizmalara karşı vücudun gösterdiği dirençtir. Aynı zamanda immünite olarak da bilinir. Aktif ve pasif olmak üzere 2 çeşit immünite vardır. Aktif immünite, hastalığın geçirilmiş olmasıyla edinilen bağışıklıktır, Pasif immünite ise, aşılar ile oluşturulabilinen, vücut savunmasını harekete geçirecek şekilde mikroorganizmanın zayıflatılarak vücuda verilmesidir.

Bakteri Virüslerden büyük, mantarlardan küçük olan tek hücreli organizmalardır. Zararlı, zararsız ve faydalı türleri vardır.

Baş dönmesi Kişinin etrafındaki cisimlerin boşlukta hareket ettiğinden şikayet etmesi durumudur, Tıp dilinde vertigo diye bilinen bu hastalık genel olarak, kulak ağrısı, ilaç zehirlenmesi, göz hastalıkları, hava değişimleri, yüksek ve düşük tansiyon, kan hastalıkları, beyin hastalıkları gibi rahatsızlık durumlarında ortaya çıkar.

Benin İyi huylu tümörler için kullanılan bir tabirdir. Bu tümörler bulundukları hücrede kalırlar ve dağılım göstermezler.

Bel soğukluğu Döl ve idrar yollarında görülen ve diğer organlara yayılarak kısırlığa neden olabilecek, cinsel yolla bulaşan bakteriyel bir hastalıktır. Tıp dilinde gonore olarak bilinir.

Biopsi Şüpheli bir dokudan, muayene amaçlı küçük bir parça alınması işlemidir.

Boğaz iltihabı Nezle, grip, zararlı madde tüketimi ve sinüzit gibi durumlarda ortaya çıkan, tıp dilinde farenjit olarak bilinen rahatsızlıktır.

Bronkoskopi Bir tüp aracılığıyla doğrudan soluk borusu ve bronşları incelemeye yarayan tekniktir. Bunun yanı sıra, incelenmek üzere parça alımı ve yabancı cisim çıkartılması gibi durumlarda da kullanılabilir.

Bronşit Akciğere bağlanan solunum yollarının iç kısımlarını oluşturan zarların iltihaplanmasıdır.

Depresyon Duygusal ve zihinsel olarak kişinin kendini kötü hissetmesi durumudur. Genellikle mutsuzluk, karamsarlık ve ümitsizlikle kendini belli eder.

Dermatoloji Cilt hastalıkları ile ilgilenen bilim dalı.

Eforlu EKG Damar tıkanması, daralması, kalp krizi ve egzersiz ile ortaya çıkabilecek olan ritim bozukluklarını tespit etmekte kullanılan bir yöntemdir.

Egzama Derideki çatlama, şişme, kızarma, pullanma ve kaşıntı gibi durumlara verilen isimdir. Tıp dilinde dermatit olarak bilinen egzamanın akut, kronik, kuru ve yaş gibi çeşitleri mevcuttur.

Ekokardiografi Ses dalgaları yardımıyla, kalbin iç yapısı, kapak fonksiyonları ve çalışma durumunun incelenmesi metodudur.

Enfarktüs Kalpteki ana atar damarlardan birinin, kan pıhtısı ya da aterom(yağ plağı) plağı sonucu oluşan tıkanmanın neden olduğu doku ölümüdür.

Enfeksiyon Virüs, bakteri ve mantarların neden olduğu hastalıklardır. Bu hastalıklar, canlılar arası ve doğadan geçişlerle bulaşabilirler.

Fıtık Bir organın, vücudun zayıf bir alanından dışarı doğru çıkmasıyla beraber, anatomik yapıda gerçekleşen bozukluktur.

Fobi Yaşamı olumsuz yönde etkileyebilecek durum, nesne ve canlıya karşı duyulan içgüdüsel korku ve kaçınma isteğidir.

Gaita testi Bağırsaklarda bulunan ve enfeksiyon yapıcı bakterileri incelemek için gaita (dışkı) örneğinin, incelenerek analiz edilmesidir.

Gastrit Midenin iltihaplanması durumudur.

Genital Herpes Herpes simplex diye adlandırılan virüsün neden olduğu, cinsel yolla bulaşabilen bir enfeksiyondur. Genellikle genital bölgede küçük yaralar halinde belirti verir.

Guatr Boynun ön tarafında bulunan tiroid bezinin, kanser veya iltihaplanma olmadan büyümesidir. Genellikle kalp çarpıntısı, titreme, bulantı, gözlerde şişme ile karakterizedir.

Halluks valgus Ayak başparmağının, anatomik bozukluk sonucu dışa doğru çıkıntı ve şişlik yapmasıdır.

Haşimato tiroidi Vücudun savunma mekanizmasını sağlayan hücrelerin, tiroid hücrelerine karşı tepki vermesidir. Kadınlar, erkeklere göre daha büyük risk taşımaktalardır. Yorgunluk, saç dökülmesi, el ve yüzde şişme, kabızlık ve adet düzensizliği gibi belirtileri vardır.

HPV (insan papilloma virüsü) Mukoza ve derideki epitel hücreleri etkileyen ve cinsel yolla bulaşabilen bir DNA virüsüdür. Mukozal bölgelerdeki tutumuyla beraber, birçok kanser türüne neden olabilmektedir.

İmplant İşlevini yitirmiş, yetersiz, eksik veya hasarlı olan, diş, kemik, eklem gibi vücut bölümlerine yerleştirilen yapay cisimdir.

İnfertilite (kısırlık) Bireyin, geçirmiş olduğu hastalık, tıbbi nedenler, kullanılmış ilaçlar gibi faktörlere bağlı olarak, üreme yetisinin olmamasıdır.

Kangren Dokuları besleyen damarların tıkanmasından dolayı, dokuların yeterli beslenememesi ve ölümüdür.

Kanser Vücut hücrelerinin, DNA yapısının bozulmasına bağlı olarak anormal ve kontrolsüz şekilde çoğalmasıdır.

Katarakt Göz bebeğindeki lensin saydamlığını kaybederek opak bir hal alması sonucu oluşan görme bozukluğudur. Doğum, yaş, kullanılan ilaçlar ve metabolik hastalıklar sonucu ortaya çıkabilir.

Karpal Tünel Sendromu Ele doğru uzanan medyan sinirin, bilek ile avuç içi arasında kalan karpal tünellere sıkışmasıdır. Ağrı, karıncalanma, uyuşma gibi belirtileri vardır.

Kemoterapi Genellikle kanser hastalığını kimyasal ilaçlarla tedavi etmeye yarayan, anti kanser ilaçlar olarak da bilinen tedavi yöntemidir.

Kifoz Halk arasında kamburluk olarak bilinen önemli bir omurga bozukluğudur. Bel ve sırt ağrıları gibi belirtileri vardır.

Kist Vücudun her tarafında oluşabilecek, içi su dolu etrafı zar veya kabuk ile çevrili olan oluşumlardır.

KOAH – Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı: Kesik nefes, öksürük ve balgam ile belirti veren, Akciğerlere giden hava yollarının daralması sonucu oluşan kronik hastalıktır. Sigara, hava kirliliği, bazı mesleki hastalıklar, genetik yatkınlık gibi faktörler, KOAH nedeni olabilir.

Koksiks kırığı Düşme, zorlama gibi bir durumlar sonucunda, omurga kolonunun son halkası olan, halk arasında kuyruk sokumu kemiği olarak bilinen kemiğin kırılmasıdır.

Kolesterol Hayvan ve bitki gibi canlıların dokularında ve kan plazmasında bulunan, vücuda alımı söz konusu olduğunda, yıkılımı karaciğer tarafından yapılan bir tür steroldür (yağ asididir).

Kolera Bakteriyel enfeksiyonların neden olduğu, şiddetli su kaybı ve ishal ile seyreden bir bağırsak enfeksiyonudur.

Konstipasyon (Kabızlık) Bağırsaklardaki hareketlerin yetersiz veya tıkayıcı olması sonucunda oluşan boşaltım güçlüğüdür. Genellikle dışkıda incelme, seyrek ve ağrılı dışkılama şeklinde belirtiler gösterir.

Kolostomi – ileostomi Kalın ve ince bağırsağın, çeşitli sebepler ile, ameliyatla karın duvarından dışarı açılması ve dışkılamanın torbaya dolmasını sağlamak için yapılan işlemdir.

Lordoz Bel bölgesindeki omurlarının içe doğru çukur yaparak, karın duvarına yaklaşmasıdır. Bel ve sırt ağrısı ile belirti verir.

Lösemi Kemik iliğinde üretilen beyaz kan hücrelerinin, normalden fazla çoğalması durumudur. İleri safhada çoğalmış hücreler, normal ilik hücrelerinin yerine geçerek, ilik hasarı meydana getirir.

Malign Sınırları belli olmayan ve etrafındaki birçok hücreye yapışık halde bulunan kötü huylu tümörlerdir. Kan veya lenf sistemini kullanarak vücudun çeşitli bölgelerine yayılım gösterebilir. Bu duruma metastaz denir.

Mamografi Meme hücrelerinde düzensiz bir çoğalma, tümör, kist gibi oluşumları tespit için kullanılan bir tetkiktir. Kadınlarda, 40 yaş ve sonrasında, yılda en az 1 kez yaptırılması gerekir.

Melanoma Koyu renkli bir pigment olan melanin üreten, kötü huylu bir tümördür. Deri, bağırsak, göz, beyin gibi vücudun birçok bölgesinde bulunabilirler.

Menopoz Genellikle 45-50 yaş arası kadınlarda adet (menstrüasyon) ve üreme fonksiyonlarının sona ermesidir.

Menenjit Bakteriyel, viral, ve ilaçlara bağlı olarak, beyni ve omuriliği saran zarların iltihaplanmasıdır.

Meniere hastalığı Kulak içindeki sıvının, çeşitli nedenlerle artması veya azalması ile ortaya çıkan, işitme kaybı ve denge bozukluğu ile belirti veren bir hastalıktır.

Narkoz Ameliyat öncesi hastaya uygulanan narkotik ilaçlardır. Bu sayede hasta ameliyat esnasında ağrı hissetmez.

Ortodonti Alt ve üst çenedeki dişlerin olması gereken anatomik konumundan farklı olduğu durumlar ile ilgilenen diş hekimliği dalıdır.

Osteoporoz (Kemik erimesi) Kemik yapısında önemli rol oynayan protein örgüsünün bozulması sonucunda, kemiklerin zayıflayarak kolay kırılabilmesidir.

Ödem Kalp, böbrek ve bazı travmalar ve alerjik reaksiyonlardan dolayı, vücudun bazı bölgelerinde anormal derecede sıvı birikmesidir.

Parkinson Kaslarda hissedilen sertlikle beraber hastada titreme ve sarsılmaların görüldüğü, sinir sistemi ile ilgili bir hastalıktır.

Polip Genital bölge, solunum sistemi, gırtlak, mide, bağırsak gibi vücudun çeşitli yerindeki organların epitel doku ve mukozasında oluşan iyi huylu tümörlerdir.

Prostat Erkeklerde idrar yolunun başlangıcında, idrar kesesinin alt kısımlarında bulunan bir bezdir.

Reflü Mide asidi ve içindekilerin yemek borusuna geri gelmesi durumuna denir. Boğaz rahatsızlıkları, şişkinlik, göğüs ağrısı, yutma güçlüğü gibi belirtileri vardır.

Romatizma Eklemleri, kasları, sinir uçlarını etkileyen hastalıklardır.

Skolyoz Omurganın yanlara doğru eğilmesi durumudur. Sırt ve bel ağrısı, nefes darlığı, omuz-kalça simetrisinin bozulması, yorgunluk gibi belirtileri vardır.

Sinüzit Yüzün sinüs bölgesindeki kemiklerin iç taraflarında bulunan mukoza tabakasının iltihaplanarak, boşlukları doldurması.

Stent Vücutta akışı bulunan üriner sistem, koroner damarlar ve diğer damar sistemilerindeki bölgelerde daralmayı önlemek amacıyla, daralmanın olduğu yere yerleştirilen tüptür.

Şeker hastalığı (diyabet) Pankreasın beta hücrelerinden salgılanan ve şeker metabolizması ile görevli insülin hormonunun salgılanmaması, yetersiz salgılanması ya da işlevini gerçekleştirememesi ile karakterize metabolik bir hastalıktır. Tıp dilinde diyabet olarak adlandırılır.

Şizofreni Hastanın, gerçeklerden uzaklaşarak kendi dünyasında yaşadığı, zaman zaman nöbetleri olan, düşünme, davranış, ve duyularla alakalı, halüsinasyonun eşlik ettiği, tedavide süreklilik gerektiren önemli bir ruhsal bozukluktur.

Ultrasonografi Ses dalgalarını teşhis amaçlı kullanılan görüntüleme metodudur.

Ülser Ciltte veya mukoza tabakasındaki yapının bozulmasıyla oluşan ve diğer hücreleri etkileyebilen yara. Midede olduğunda mide ülseri olarak bilinir.

Vitiligo Cilde rengini veren melanositlerin kısıtlanması sonucu oluşan bir deri hastalığıdır. Genellikle melanositlerin kısıtlandığı bölgelerde beyaz leke şeklinde kendini gösterir.

Daha fazla oku...

Check-Up Nedir ?

Check up Nedir?

Check Up nedir?

Sağlık sorunu olmayan bir kişinin, olası hastalıklarını erken dönemde tespit edilmesini ve önlem alınmasını amaçlayan; yaş, genetik yapı ve çevresel faktörler dikkate alınarak yapılan sağlık taraması check up olarak tanımlanıyor.

İleri evrelerde tedavisi zorlaşan sağlık sorunları; hasta ve ailesi için yıpratıcı bir sürece yol açıyor. Özellikle genetik yatkınlığı (aile öyküsü) olan kişilerde yılda bir kez yapılan sağlık taraması ile erken teşhis ve ardından planlanan tedavi, hayat kurtarıcı olabiliyor.

Check up ne değildir?

Check up, sadece tahlil ve tetkikten oluşan bir inceleme değildir. Hastalık oluştuktan sonra yapılan tetkikler de check-up değildir.

Neden yaptırmalısınız?

İleride hastalığa dönüşebilecek riskleriniz tespit edilebiliyor.Hastalıklarınızın erken teşhisinde önemli rol oynuyor.

Ne zaman yaptırmalısınız?

Genel olarak herhangi bir şikayetiniz yoksa yaşınıza göre önerdiğimiz check up aralığı:

  • 20’li yaşlarda kolesterol, kan şekeri ve kan basıncı değerlerinizi 1 kez ölçtürebilirsiniz,
  • Değerler normal çıkarsa 30 yaşına kadar 5 yıllık aralıklarla,
  • 30-40 yaş aralığında 3 yılda bir,.
  • 40 yaşından sonra ise her yıl
  • Yaş ilerledikçe hastalanma riski arttığından check up’ın önemi artıyor.

Check Up Programında neler var?

Check up programı kişinin yaşı, cinsiyeti, genetik özellikleri, yaşam şekli ve geçmiş sağlık öyküsüne göre değişiyor

Genel olarak check up kapsamında şunlar bulunuyor:

  • Fizik muayene
  • Kan yağlarının ölçümü
  • Kan şekeri ölçümü
  • Metabolizma göstergelerinin ölçümü
  • Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri
  • Fizik muayene
  • Kan hücre sayımları
  • İdrar tahlili
  • Akciğer görüntülemesi
  • Göz ve kulak-burun- boğaz tetkikleri
  • Karın içi organların tetkiki için batın ultrasonografisi
  • Kalp tetkikleri
  • Tiroit ve hormon tetkikleri
  • Kadınlarda meme muayenesi ve tetkikleri
  • Kadınlarda jinekolojik inceleme
  • Erkeklerde prostat tetkikleri
  • Gaitada gizli kan
  • Beyin MR (Manyetik Rezorans )
  • Abdomen Ultrasonografi
  • Smear Patolojik incelemesi ( Bayanlar için )
  • Solunum Fonksiyon testi
  • Eforlu -Elektrokardiyografi
Daha fazla oku...

Check Up’a gelmeden önce nelere dikkat etmelisiniz?

Check Up Hazırlık

Check Up Hazırlık

Check Up ’a gelmeden önce nelere dikkat etmelisiniz?

Size uygulanacak tetkikler bir kısım ön hazırlık gerektirdiği için, aşağıdaki önerileri dikkate almanızı rica ederiz. Bu önerilere uyarak gelmeniz, işlemlerin hızlı yürümesini, tetkikler arasında bekleme sürenizin kısalmasını ve tetkiklerin en doğru şekilde sonuçlanmasını sağlayacaktır.

İşlem günü, hazırlık durumunuza ve bölümlerin yoğunluğuna göre, program sırasında oluşabilecek değişiklikler, check up yetkilileri tarafından size iletilecektir.

Laboratuvar testleri için, kan almadan önce, yaklaşık 12-14 saat açlık gerekmektedir. Su içilebilir fakat sigara, şeker, sakız ve kafein içeren gıdalar kullanılmamalıdır. Çocuk hastalarımızın mümkün olabildiğince aç olarak gelmesini rica ediyoruz.

Randevudan bir gün önce alkol alınmamasını ve akşam yemeğinde hafif gıdalar tüketilmesini gerekir.

Program içeriğinizde Batın (Abdomen) ultrasonu bulunuyorsa aç olmanız ve mesanenizin dolu olması (idrar yapma isteği olması) gerekiyor. Bu nedenle işlemlerinizin yapılacağı gün, check up yetkililerinin yönlendirmesi doğrultusunda, uygun zamanda su içmeye başlamanızı ve su içmeye başladıktan sonra idrara çıkmamanızı öneriyoruz.

Program içeriğinizde Eforlu EKG testi bulunuyorsa havlu, yedek atlet, spor kıyafet ve spor ayakkabı getirmeniz önerilir.

Kadın hastalarımız için; program içeriğinizde mamografi tetkiki bulunuyorsa duş alınmasını, krem, parfüm ve benzeri malzemelerin kullanılmamasını rica ederiz. Adet döneminin 3. ve 10. günleri arasında çekim yapılması uygundur.

Sürekli kullandığınız ilaçlar varsa check up işleminiz öncesi alımına devam edebilirsiniz. Hekimle görüşmenizde kullandığınız ilaçları belirtmeyi unutmayınız.

Varsa eski test sonuçlarınızın yanınızda getirmenizi rica ediyoruz.

Daha fazla oku...

Yaşlanma ve Sigara

Yaşlılıkta Sık Görülen Sağlık Sorunlarının Sigara ile İlişkisi Yaşlanan bireylerde bir takım sağlık sorunları daha sık olarak görülür. Bu sağlık sorunları çoğunlukla kronik ve dejeneratif hastalıklardır. Bunun sonucu olarak yaşlanan toplumlarda kronik ve dejeneratif hastalıklar toplumun önde gelen sorunları arasında yer alır. Kronik ve dejeneratif hastalıkların meydana gelmesinde bazı genetik ve bireysel özelliklerin rolü olmakla birlikte, çevresel etmenler ve bireyin yaşam biçimi de bu anlamda önem taşır. Bunlar arasında beslenme alışkanlığı, fizik aktivite ve egzersiz yapma, meslek gibi faktörler sayılabilir. Ancak sayılan faktörlerden daha önemli olmak üzere bu hastalıkların ortaya çıkmasında sigara içilmesinin önemli etkisi vardır. Yaşlanma ile birlikte sıklığı artan başlıca hastalıklar ve bu hastalıkların ortaya çıkmasında sigaranın rolü şu şekildedir:

Koroner kalp hastalıkları: Yaşlılardaki hastalık ve ölüm nedenleri arasında ilk sırada gelen hastalıklardır. Toplumda koroner kalp hastalığı nedeniyle ölen kişilerin dörtte üçü yaşlıdır. Hastalığın başlıca belirtisi olan göğüs ağrısı yakınması da yaşlılarda genellikle olmadığından, hastaların önemli bir bölümünde hastalık gizli kalabilir. Öte yandan yaşlılarda koroner kalp hastalığının tedavisi bakımından da güçlükler vardır. Yaşlıda bazı müdahalelerin yapılması zordur. Bu müdahalelere bağlı komplikasyonlar da yaşlılarda daha fazla sorun yaratabilir. Bir çalışmada kalp anjiyografisi sırasında enfarktüs geçirme, ani ölüm ve nörolojik komplikasyanların yaşlılarda daha fazla ortaya çıktığı bulunmuştur. Öte yandan yaşlıda ilaç kullanımının da güçlükleri vardır. Kullanılan ilaçların yan etkileri yaşlılarda daha sık olabilir. Koroner kalp hastalığının meydana gelmesinde de başlıca etkenlerden birisi sigaradır. Sigara dışında yüksek kan kolesterol düzeyi, hipertansiyon, şişmanlık, stres gibi bazı faktörer de bu hastalığın oluşunda rol oynarlar. Ancak sayılan faktörlerden herhangi birisinin varlığında sigara içilmesi, hastalık riskini daha da artırmaktadır.

Hipertansiyon: Yaşlanma ile birlikte artan sağlık sorunlarından birisi de hipertansiyondur. Genç yaşlarda seyrek olan hipertansiyon, 45 yaşın üzerinde her 5 kişiden birisinin sorunudur. Yaş daha ilerlediğinde, örneğin 65 yaşın üzerindeki grupta ise iki kişiden birisinin tansiyonu yüksektir. Hipertansiyon oluşumunda sigaranın rolü olduğu tartışmalıdır, ancak sigara hipertansiyonla birlikte olduğunda örneğin koroner kalp hastalığı bakımından daha fazla risk yaratmaktadır. Koroner kalp hastalığı için hipertansiyon ve sigara birbirinden bağımsız olarak risk yaratırlar. Tek başına hipertansiyon veya tek başına sigara içilmesi durumunda koroner kalp hastalığı riski 2 kat daha fazla olur. Ancak bu iki faktör birlikte bulunduğunda hastalığın riski 5 ile 10 kat artış göstermektedir. Görüldüğü gibi tansiyonu yüksek olan kişiler bir de sigara içiyorlarsa koroner kalp hastalığına yakalanma olasılıklarında belirgin yükselme olmaktadır.

Kronik akciğer hastalıkları: Yaşlanma ile birlikte vücuttaki en belirgin değişiklerin görüldüğü organlardan birisi akciğer ve solunum sistemidir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte egzersiz kapasitesinde, akciğerlerde oksijen-karbon dioksit değişim kapasitesinde önemli azalmalar meydana gelir. Bu fonksiyonel değişikliklerin yanı sıra vücudun bağışıklık sisteminin işlevinde de gerileme olur ve bu durum yaşlılarda enfeksiyonlara, özellikle de alt solunum yolları enfeksiyonlarına eğilimi artırır. Bunun dışında yaşlılarda sık olarak görülen kronik obstrüktif akciğer hastalığı da enfeksiyonların kolay yerleşmesi bakımından zemin hazırlar. Özellikle kronik obstrüktif akciğer hastalıklarının meydana gelmesinde sigara içilmesinin önemli ve başıca bir risk faktörü olduğu öteden beri bilinmektedir. Sigara etkisi ile akciğerlerdeki koruyucu özellikler bozulur, hava yollarındaki salgı kapasitesi artar. Bunun sonucu olarak da solunum yollarında tahribat meydana gelir. Sigara dumanı bronş duvarındaki düz kasların kasılmasına yol açarak hava yolu direncinin artmasına neden olur. Ayrıca duman içindeki çeşitli faktörlerin etkisi ile hava yollarının duvarlarında bulunan salgı bezleri daha fazla salgı yapar hale gelirler, böylelikle bronşların duvarı kalınlaşır. Hava yolu direncinin artması ve bronş duvarının kalınlaşması nedeni ile hava yollarından hava geçişi güçleşir. Bütün değişmeler sonucunda zaman içinde kronik akciğer hastalığı tablosu gelişir.

Nöro-psikiatrik sorunlar: Yaşlılıkta görülme sıklığı artan sorunlar arasında nörolojik hastalıklar da önemli yer tutar. Beyin damarlarında meydana gelen değişiklikler sonucu beynin kanlanması azalır, damarlarda tıkanma veya kanamalar olabilir. Beyin kanamaları, inme (felç) durumları yaşlılardaki ölüm nedenleri arasında en sık olanlardan birisidir. Bu hastalıkların oluşumunda da sigara içilmesi önemli rol oynamaktadır. Yaşlanmaya paralel olarak artan bir durum da Alzheimer hastalığıdır. Önceleri sigara içmenin bu hastalık bakımından koruyucu rol oynadığı şeklinde bilgiler yayılmışsa da geniş kapsamlı ve uzun süreli izleme çalışmalarında sigaranın herhangi koruyucu etkisi olmadığı, hatta eğer bir etki varsa bunun olumsuz yönde olduğu bilgisi ortaya konmuştur. Algılama fonksiyonlarında yaşlanma ile ortaya çıkan kayıpların da sigara içenlerde daha fazla olduğu bulunmuştur.

Osteoporoz: Menopoz sonrası dönemdeki kadınların sık karşılaştıkları sorunlardan birisi osteoporozdur. Osteoporoz gelişmesinde beslenme alışkanlığı, fizik aktivite, alkol kullanımı gibi değişik faktörlerin yanı sıra sigara içmek de etkilidir. Sigara içen kadınlarda osteoporoz sıklığının daha fazla olduğu araştırmalarla ortaya çıkarılmıştır. Şeker hastalığı (Diyabetes mellitus): Yetişkin tipi (Tip II) diyabetes mellitus da yaşlılıkta görülme olasılığı artan sağlık sorunlarındandır. Diyabetin meydana gelmesi bakımından sigaranın bir etkisi bilinmemektedir. Ancak diyabetin genelde damar yapısını bozan bir hastalık olduğu öteden beri bilinmektedir. Sigara içilmesi de damarlarda bozukluğa yol açan başlıca faktörlerden birisidir. O halde, şeker hastalığı olan bir kimsenin aynı zamanda sigara içmesi damar bozukluklarını artıracaktır. Bu nedenle şeker hastalarının sigara kullanımından özellikle kaçınmaları gerekmektedir.

Ağız ve diş sağlığı sorunları: Diş ve diş eti ile ilgili sorunların, özellikle de diş eti ile ilgili hastalıkların sigara içenlerde daha sık olduğu bilinmektedir. Yaşlanma ile birlikte ortaya çıkabilecek değişikliklerin, sigara etkisi ile daha fazla olacağı dikkate alınmalıdır.

Daha fazla oku...

Zatürre Nedir? Zatürre Belirtileri? Nedenleri? Nasıl Tedavi Edilir?

 

Akciğerlerin iltihaplanmasına zatürre denir. Zatürrenin diğer adı pnömonidir. Bakteriler, mantar, virüs veya parazitler zatürre hastalığına neden olur. Zatürre genellikle grip, nezle, bronşit gibi üst solunum yollarının tedavi edilmemesi, ilerlemesi sonucu meydana gelir ve bulaşıcı bir hastalıktır. 65 yaşından büyük olanlar, 2 yaşından küçük yaştaki çocuklar, bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve kronik hastalığı olanlar zatürreye yakalanma açısından daha yüksek risk altındadır. Zatürrenin hafiften şiddetliye kadar yaşamı tehdit eden 50 türü vardır.

 

Zatürre Belirtileri Ve Zatürre Başlangıcı Nelerdir?

Zatürre belirtileri akciğerlerin iltihaplanması ve tahriş olmasıyla meydana gelir. Akciğerler bu durum karşısında savunma mekanizması olarak, solunum yollarını açık tutumak için aşırı miktarda yoğun, kalın kıvamda balgam üretir. Zatürre belirtileri zatürrenin türüne, şiddetine, kişinin yaşına, genel sağlık durumuna göre değişir. Genel olarak sağlıklı yetişkinlerde, zatürre belirtileri nispeten daha hafif seyredebilir. Belirtiler, KOAH veya konjestif kalp yetmezliği gibi kronik hastalıkları olanlarda veya çok genç veya çok yaşlı kişilerde daha şiddetli olur.

Zatürrenin belirtileri;

  1. Nefes alırken veya öksürürken göğüs ağrısı
  2. Şiddetli olarak sık sık öksürme
  3. Öksürürken göğüs ağrısı
  4. Sık sık aşırı terleme
  5. Nefes almakta zorlanma
  6. Öksürürken beyaz, sarı, yeşil veya kahverengimsi renkte yoğun kıvamlı, balgam gelmesi
  7. Halsizlik
  8. Baş ağrısı
  9. İştahsızlık
  10. Titreme
  11. Göğüs tıkanıklığı
  12. Baş dönmesi
  13. Sırt ağrısı
  14. Mide üşütmesi
  15. Ateş
  16. Karın ağrısı
  17. Kas ve vücut ağrıları
  18. İdrar miktarında azalma, az az idrar yapma
  19. Kalp atışının hızlanması, hızlı soluk alıp verme
  20. Mide bulantısı veya kusma
  21. Güçsüzlük, bitkinlik hissi
  22. Vücut sıcaklığının normalin altına düşmesi (65 yaşından büyük yetişkinlerde ve bağışıklık sistemi zayıf olanlarda bu durum görülür)
  23. Ağır zatürre durumlarında deri ve dudakların, ağız içinin koyu mavi renk alması, şiddetli nefes darlığı, tansiyon düşüklüğü ve bilinç bulanıklığı gibi belirtiler meydana gelir.

Zatürre Nasıl Tedavi Edilir?

Zatürrenin tedavisi bu hastalığın bakterilerden mi yoksa virüslerden mi, mantardan mı kaynaklandığına bağlı olarak değişir. Bakterilerin neden olduğu zatürre antibiyotiklerle tedavi edilebilir.

Bakterilerin neden olduğu zatürreyi tedavi etmek için doktorlar genellikle “Amoksisilin” ismindeki antibiyotiği reçete ederler. Virüslerin neden olduğu zatürrede ise antibiyotikler etki etmeyeceğinden doktorlar antibiyotik hariç antiviral ilaçlar verir. Mantarlardan kaynaklı zatürre hastalığında ise antifungal ilaçlar ile hastalık tedavi edilir.

Daha fazla oku...