Aylık Arşivler - Şubat 2018

Migren ve Tedavisi

Baş ağrıları kişinin günlük yaşam kalitesini etkileyen, iş yükünü artıran, hatta iş yapılamaz hale getiren önemli bir sorundur. Sıklığı ve şiddeti arttıkça kişinin ev ve iş hayatını olumsuz etkilemeye başlar. Çok farklı baş ağrıları vardır. Bunlardan en sık görülenlerden biri migren tipi baş ağrısıdır.

Migren genellikle tek taraflı, yoğun ve zonklayıcı tarzda bir baş ağrısıdır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, günlük yaşamı en çok engelleyen kronik hastalıklar arasında yer almaktadır. Türkiye’de görülme sıklığı yüzde 16’dır. Kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha sık görülmektedir. Hormonal olarak aktif olunan genç ve orta yaş dönemde migren sıklığı daha da artmaktadır. Her beş kadından birinde görülmektedir. Erkeklerde ise görülme oranı 10’da birdir. Ailesinde migren olanlarda daha sıktır. Migrenlilerin en az 4’te birinde ailede başka migrenliler de var. Migren daha sıklıkla 20-40 yaş arasında ortaya çıkar. Ancak çocukluk döneminde veya 50 yaşlardan sonra da görülebilir.

 

MİGREN ATAĞININ İŞARETLERİ

Migren tipi baş ağrılarında ağrı öncesinde ağrı atağının başlayacağını gösteren işaretler olabilir. Bunlar; esneme, sık idrara çıkma, bulantı, huzursuzluk, konsantrasyon güçlüğü, özellikle tatlı olmak üzere bazen yemek yeme isteğidir. Bu belirtilerden saatler, hatta bazen birkaç gün sonra migren ağrısı başlayabilir.

 

Migrenlilerin yaklaşık 5’te birinde ‘aura’ dediğimiz bir dönem vardır. Bu döneminde kişi görme alanında zikzak renkli çizgiler, parlak ışıklar görmeye başlar. Görmesi bulanıklaşabilir. Bazen de bir kolda, yüzde uyuşma hissedilebilir. Belirtiler ortalama 30-45 dakika devam eder. Bu dönem biterken sıklıkla şiddetli migren ağrısı başlar. Nadiren ağrılar başlamadan sadece auralar da görülebilir.

EĞİLİP KALKINCA ŞİDDETLENİYOR

Migren ağrısı genelde göz arkasında, oyucu, yarım, zonklayıcı karakterde, bulantı ve kusmanın

eşlik edebildiği ağrıdır. Ancak her migren ağrısı yarım değildir, yüzde 40 migrenlide ağrı tüm başı tutabilmektedir. Ağrı bazen de bir gözün etrafında başlar ve enseye doğru yayılır. Migren ağrısının en temel özelliklerinden biri de ağrının eğilip kalkma, yürüme ve merdiven çıkma gibi hareketler ile şiddetlenmesidir. Ağrıya sıklıkla bulantı, kusma,  ışıktan ve sesten rahatsız olma ile çok nadiren bir tarafta uyuşma veya kuvvetsizlik eşlik edebilir. Hastalar bu dönemde yemek yemek istemez; ışık, gürültü ve kokulardan çok rahatsız olduğu için genellikle loş, sessiz bir odada istirahatı tercih eder. Uyuyabilirse çoğu hastada ağrı hafifler ve geçer.

MİGRENİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

  • Parlak ışık veya titreyen ışıklar
  • Basınç değişiklikleri, hava durumu değişiklileri
  • Lodos, aşırı sıcak
  • Düzensiz uyku. Uykusuzluk ya da aşırı uyuma migreni tetikleyebilir.
  • Uçak yolculukları
  • Hava kirliliği, sigara dumanı
  • Kadınlarda hormonal değişiklikler (âdet dönemi kötü kokular, bazen parfüm kokuları
  • Ruhsal durum değişiklikleri, bazen üzüntü bazen de sevinçli durumlar migreni tetikleyebilmektedir.
  • Gürültü
  • Açlık, örneğin Ramazanda migren tetiklenebilmektedir.
  • Bazı yiyecek ve içecekler (çikolata, kabuklu kuruyemiş gibi kişiye göre değişen)

HER TEDAVİ KENDİNE ÖZGÜDÜR

Migren tanısı için özel bir tetkik yoktur, tamamen kişinin öyküsüne dayanmaktadır. MR ve kan tetkiklerini migren tanısı için değil, ayırıcı tanı için isteriz. Her migrenlinin tedavisi kendine özgüdür. Tedavide öncelikle migreni artıran nedenleri ortaya koymaya çalışırız. Tetikleyicileri ortadan kaldırabildiğimiz ölçüde azaltmayı öneriyoruz. Tüm bu önlemlere rağmen eğer kişi ayda bir iki migren atağı yaşıyor ise uygun ağrı kesiciler ve ek tedaviler öneriyoruz. Basit ağrı kesiciler ile geçmiyor ise o zamanda migren ağrısına özgü olan ve yüzde 90’a yakın oranda etkinlik gösteren triptan grubu ilaçları kullanmaktayız.

MİGREN TEDAVİSİ

Ağrılar şiddetli ve ayda 4-5’ten fazla ise atak gelmesini engelleyici tedaviler uyguluyoruz. Bu tedaviler için tansiyon ilaçlarını, epilepsi ilaçlarını ya da depresyon ilaçlarını kullanabilmekteyiz. Bu ilaçları hastalarda tansiyon, epilepsi veya depresyon olduğu için değil; bu ilaçların bazılarının migren ağrısı sıklık ve şiddetini azaltma etkileri olduğu için kullanmaktayız. Migren katlanılmak zorunda olunan bir hastalık değildir. Nöroloji doktorunuza başvurarak tedavi olabilir yaşam kalitenizi artırabilirsiniz.

Daha fazla oku...

Çocuklarda ‘’Plus Optix’’ ile Güvenli Göz Muayenesi

PLUSOPTIX ile 0-4 Yaş Arası Çocuklarda Göz Taraması Artık Çok Kolay!  

Yenidoğan bebeklerde  ve çocuklarda görülebilen göz hastalıklarında, erken tanı ve tedavi büyük önem taşır.

Çocuklarda görme sorunları bebeklik döneminden itibaren başlayabilir.Halk arasında bebeklerde göz bozukluğu olmayacağı veya bebeklerin gözlük takamayacağı gibi bir inanış vardır. Bu doğru değildir, çünkü erken dönemde bir gözü veya her iki gözü ileri derecede bozuk olan bebekte görme yetisi iyi gelişemez bir veya iki gözde görme tembelliği oluşur. Kırma kusuru olan yani halk tabiri ile bozuk olan gözde oluşan bulanık görüntü nedeniyle çocuk beyni doğru ve net görmeyi öğrenemez. Görme gelişimi bittiğinde fark edilen görme azlığı 9 yaşına kadar fark edilmez ise tedavisi mümkün olmayabilir. Bu nedenle erken dönemde gözlük gerekebilir.

Bu nedenle, özelikle 0-4 yaş arasındaki çocukların mutlaka göz kontrolünden geçmesi gerekiyor.

Erken tanı ile teşhis edilen göz hastalıklarında tedavi şansı daha yüksektir.

Erken tanı için dikkat edilmesi gerekenler ;

*  Anne-babaların ilk bir aydan sonra bebeğin göz fonksiyonlarını takip etmesi, bebeğin kendileri ile göz kontağı kurup kurmadığına dikkat etmeleri gerekir.

* Bebek bu ilişkiyi kuramıyorsa veya gözünde dıştan fark edilecek bir renk ve şekil farklılığı varsa doktora başvurulmalıdır

* Prematüre bebeklerin doğumdan bir ay sonra rutin göz doktoru muayenelerinin başlaması önerilir.

*  Normal doğumla dünyaya gelen bebeklerin ilk aydan sonra yapılan muayenesinde göz sağlığı normal bulunursa  4 – 6 ay sonra ayrıntılı muayene yapılmalıdır.

* Bebeklerin gözlerindeki şaşılık ve görme kusurları ilk aydan sonra bebek büyüdükçe ortaya çıkar. Bu dönemde kontrol edilmesi gerekir.

*Okurken ya da televizyon izlerken başını sürekli bir yöne çevirme

*Başını eğme

*Bir gözünü kapalı tutma

*Sık sık göz ovalama kırpma

*Gözlerini kısarak bakma

*Okur veya yazarken çok yakından bakma, satır kaydırma veya  parmakla takip etme

*Kısa sürede dikkat dağılması

*Sık baş ağrısı  şikâyetleri varsa çocuğunuzun gözü bozuk olabilir.

Daha fazla oku...