Aylık Arşivler - Haziran 2018

Gebelik ve Uçak Seyahati

Düzgün ve  sağlıklı giden bir gebeliğiniz var ise, uçak seyahati sırasında karşılacağınız hava basıncı ve nem miktarındaki değişikliklerin  bebeğe zarar verebileceğine dair elimizde kesin bir kanıt yoktur…Ayrıca uçak seyahatinin düşük ve erken doğum ile bir ilişkisi bulunmamaktadır.

 

Tekiz gebeliklerde 37.haftaya kadar,ikiz gebeliklerde 32.haftaya kadar güvenle uçuş yapılabilinir.

 

Bazı gebe kadınlarda uçuş sırasında; bacaklarda ödem, burun akıntısı ve kulakta dolgunluk hissi veya bulantı gibi bir takım ufak problemler yaşanabilir.

 

Derin ven trombozu, bacak veya kasıktaki damarlarda ani pıhtı oluşumu ile oluşan dolaşım bozukluğudur.Uçak seyahati sırasında  uzun sure oturma pozisyonunda kalma derin ven trombozu riskini artırmaktadır.Uçuş süresi uzadıkça risk giderek artmaktadır.Dört saatten ksıa süren seyahatlerde tedbir almaya gerek yoktur.Ama uzuzn seyehatlerde özellikle:1.Rahat, konforlu giyecek ve ayakkabı tercih edilmeli.2.Mümkünse koridor tarafına oturarak,düzenli yürüyüş yapılmalı.3.Her yarım saatte bir oturma egzersizi yapılmalı.4.Düzenli aralıklar ile su tüketilmeli.5. Alkol ve kafeinli içecekler içilmemeli.6.Basınçlı çoraplar giyilmeli…..Kişinin ayrıca derin ven tromboz riski var ise ilaç olarak kan sulandıran heparin kullanılmalıdır. Düşük doz aspirine bu konuda etkisiz kalabili.r.

 

Uçmamayı  gerektirecek bazı koşullar:1.Doğum riski olan,günü gelmiş olan gebeler 2.Çok ciddi ,derin anemisi olanlar 3.Orak hücreli anemisi olanlar 4.Ciddi vaginal kanaması olanlar 5. Yakın kısa sürede vaginal kanama şikayeti ve tedavisi geçirenler 6.Nefes almayı sorlaştırabilecek kalb ve akciğer hastalığı olan gebeler…

 

Uçup uçmama yı karar verirken geçmiş tıbbi öykünüz ve taşıdığınız riskleri tekrar gözden geçirin lütfen…1.Neden bu zamanda uçmayı istiyorsunuz? 2.Uçmanız bir zorunluluk mu? 3.Uçacağınız sure ne kadar uzun ve bu seyahat tıbbi riskiniz i artırıyor mu? 4.Uçuş ve dönüşünüz sırasında kaç haftalık gebe olacaksınız? Bu süreçteki doğum şansınız nedir?  Unutmadan gebeliğin ilk 3ayında ki düşük yapma riskinizin  zaten yüksek oldugunu unutmayınız! 5.Olası bir risk karşısında gittiğiniz yerdeki sağlık merkezi koşulları nedir acaba? 6. Gideceğiniz yer için  gerekli aşı ve teavilerinizi doktorunuz ile önceden görüşünüz 7. Uçuş sigortanızın gebelik ve doğum ile ilgili tedavinizi ödeme kapsamında olup olmadığını control ediniz 8.Sizi tanıyan ebe ile uçuşunuz hakkında görüşüp tartışınız.

 

Uçuş sırasında yanınıza almanız gerekenler:1.Gebelikle ilgili notlar 2.Almış olduğunuz ilaçlar 3. Eğer 6ay üzerinde gebeliğiniz var ise doktorunuzdan uçabilir formu 4.Gebelik haftanızı belirten belge ada ultrason raporu 5. Seyahat sigorta belgeleriniz

 

Havaalanında ,bebek için extra herhangi bir risk olmadan güvenlik taramasından rahatça geçebilirsiniz…

 

Oturduğunuzda koltuk emniyet kemerinizi mutlaka bağlayınız.

 

Çok ufak bir şans ta olsa seyaht sırasında gebenin suyu gelebilir yada doğum eylemi başlayabilir.Böyle biro lay karşısında kabinde size yardımcı olabilecek kimse bulunmayabilir.Sonuç olarak pilot uçağın rotasını çevirerek size en yakın sağlık merkezine ulaştırma zorunda kalabilecektir.

 

İYİ UÇUŞLAR

Op. Dr. ALPTEKİN ALAGÖZ

Daha fazla oku...

Panik Bozukluk ve Tedavisi

Panik bozukluğu, yineleyen panik atakları ile kendisini gösterir. Yineleyen beklenmedik panik atakları ile birlikte başka atakların da olabileceğine ilişkin sürekli bir kaygı (beklenti anksiyetesi) ile kendisini belli eder. Kişi, panik atağının kalp krizine neden olacağını düşünebilir, panik atağı sırasında aklını kaybetmekten korkabilir; bunlarla ilgili kaygı duyar ve ataklarla ilişkili davranış değişiklikleri gösterir. Panik atağı, aşağıdaki semptomlardan dördünün ya da daha fazlasının aniden başladığı ve 10 dakika içinde en yüksek düzeyine ulaştığı yoğun bir korku ya da
rahatsızlık duyma dönemidir:

  • terleme, titreme, çarpıntı,
  • kalp atımlarını duyumsama ya da kalp hızında artma
  • nefes darlığı ya da boğuluyormuş gibi olma duyumları
  • soluğun kesilmesi
  • göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi
  • bulantı ya da karın ağrısı
  • baş dönmesi, sersemlik hissi, bayılacakmış gibi olma
  • derealizasyon (gerçekdışılık) ya da depersonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma) hisleri
  • kontrolünü yitireceği ya da çıldıracağı korkusu
  • ölüm korkusu
  • paresteziler (uyuşma ve karıncalanmalar)
  • üşüme, ürperme, ya da ateş basması hisleri
    Sıklıkla diğer psikiyatrik bozukluklar panik bozukluğuna eşlik eder. Fobiler, yaygın anksiyete bozukluğu ve major depresyonun yanısıra alkol/madde kötüye kullanımı/bağımlılığı panik bozukluğu ile birlikte bulunabilir.
Daha fazla oku...

Vertigo hastalık değildir?

BENİGN PAROKSİSMAL POZİSYONEL VERTİGO (BPPV): KRİSTAL OYNAMASI

  • Yerçekimine karşı yapılan baş hareketleriyle ortaya çıkan, kısa süreli fakat oldukça şiddetli baş dönmeleridir
  • BPPV sık bir rahatsızlıktır ve bütün baş dönmesi vakalarının %25’ini oluşturduğunu belirtilmektedir
  • Hasta çevresindeki eşyaların döndüğünü söyler
  • Baş dönmesi kısa sürelidir.(5-30 saniye)
  • Bulantı sıklıkla vardır. Ama kusma görülmez
  • Hastanın işitmesi normaldir, çınlama ve uğultu tariflemez
  • BPPV çeşitli iç kulak hastalıklarının bir sekeli olarak ortaya çıkabilen bir sendromdur
  • Hastaların çok az bir kısmında BPPV nedeni ortaya konulabilinir. Olguların büyük bir çoğunluğunda sebep bulunamaz. Nedeni ortaya konanlar arasında en sık neden kafa travması  ve iç kulağın viral enfeksiyonlarıdır.
  • BPPV hastalarında kadın erkek oranı 2.3’tür ve 60 yaş üzerinde pik yapar.

 

PATOFİZYOLOJİ

Denge , organizma lokomotor sisteminin statik ve dinamik olarak uyum içinde çalışmasıdır. Dengenin sağlanmasında üç aşama vardır; Bilgilendirme, bilgilerin denge merkezinde algılanması ve hazırlanması, Uygulama (motor yanıt). Bilgilendirme üç ayrı organ tarafından sağlanır; Oküler sistem(göz), vestibüler sistem(iç kulak denge organı) ve proprioseptif sistem (derin duyu).

İç kulakta bulunan semisürküler kanallar açısal hareketlerden,  vestibül ise lineer (doğrusal) hareketlerin algılanmasından sorumludur.  Denge organımız   anatomik yapısına baktığımızda otokonidia dediğimiz mikro kalsifiye taşları bulunduran  özelleşmiş bir nöroepitele sahiptir.

 

BPPV oluşumunun fizyopatolojisini açıklamak için öne sürülen teori; İç kulakta vestibülde bulunan  otokonidiaların (mikrokalsifiye taşlar)  normalde olması gereken yerden ayrılarak gene iç kulakta başka alanlara dökülmesidir. Bu dökülme sonucu ya iç iç kulak kanalları içerisindeki sıvının hareketini etkileyerek, yada iç kulaktaki silyalı dokulara yapışıp onların hareketini etkileyerek kişide baş dönmesi semptomlarının oluşmasına neden olurlar.

BPPV  TANI

Hastaların tipik anemnezleri vardır. Çoğunlukla orta ve orta ileri yaş olgularda ani başlayan, bazen uyku esnasında başlayıp hastayı uyandıran baş dönmeleri vardır. Baş dönmeleri özellikle yatakta sağa sola dönerken, başını sağa sola hareket ettirirken aniden başlayıp çok kısa süren (çoğunlukla bir dakikadan az), otolojik semptomların (işitme azlığı, kulak çınlaması, kulakta dolgunluk hissi) ve nörolojik semptomların( motor ve duyu kaybı)  eşlik etmediği tarzdadır. Hasta bir süre hareketsiz kalır ise baş dönmesi geçer ancak başını etkilenen tarafa çevirdiğinde tekrar baş dönmeleri başlar.

  • Hastalığın tanısında Dix ve Hallpike olarak isimlendirilen pozisyonel test kullanılır
  • Bu test esnasında hasta belirli pozisyonu alınca baş dönmesi ve istemsiz göz hareketleri (nistagmus) başlar. Nistagmus baş dönmesi yapan bir çok durumda istemsiz veya baş hareketleri ile proveke edilerek ortaya çıkabilir. Ancak  bu test ile  hastanın gözlerinde BPPV ye özgü bazı nistagmus hareketleri gözlendiğinde hastaya tanı kanulabilinir. Tanı için ekstra bir tetkik yapmaya gerek yoktur.

 

TEDAVİ

Tedavide medikal ajanların yeri yoktur. Düzeltici manevraları yapılamayan çok şiddetli olgularda vestibülosüprasan ajanlar klinik semptomları  yatıştırmak için verilebilir ancak hastalığı tedavi etmez.

Tedavide bazı düzeltici manevralar ile otokonidyaların iç kulakta ait oldukları alana geri gönderilmesi amaçlanmaktadır. Birkaç değişik düzeltici manevra vardır ancak en sık kullanılanı Epley manevrasıdır. Hastalar çoğunlukla bu manevralardan fayda görüp iyileşme periyoduna girerler.

Daha fazla oku...

PRP Nedir ve Nasıl Elde Edilir?

 

PRP Nedir ve Nasıl Elde Edilir?

Platelet Rich Plasma (PRP); kanda bulunan “trombosit”ten zengin serum anlamına gelmektedir. Son 10 yıldır kas iskelet sistemi hastalıklarında da uygulanmaya başlamıştır. Kişinin kendi kanı damar yolu ile alınır. Kan yüksek devirli motorlu aletler (santrifüj) içerisinde 10-15 dakika çevrildikten sonra kanın şekilli elemanları ve serumu tabaka halinde ayrışır. En altta kırmızı kan hücreleri ortada trombositler (pıhtılaşmayı sağlayan hücreler) ve en üstede serum (plazma) yer alır. Steril koşullarda buradan trombositler bir enjektöre çekilir, bir miktar serum (plazma) ile karıştırılarak tedavi edilecek bölgeye yine steril koşullarda uygulanır.

Etki Mekanizması Nasıldır?

Yaralanan, zedelenen veya problemler gösteren kas, tendon ve benzeri dokuların onarım süreci; bölgedeki pıhtılaşmış kanın içindeki trombositlerin parçalanması ile ortaya çıkan cytokinler (hücrelerin yaralanma bölgesine göçünü sağlar) ve büyüme faktörlerinin başlattığı enflamasyon ile başlar. Enflamasyon; çarpma, vurma, zedelenme sonucu oluşan şişme olarak anlaşılabilir. İyileşme sürecini bu enflamasyon başlatır. Bu enflamasyonla aktive edilen ve prolifere olan progenitor  hücreler dokudaki kendiliğinden iyileşmeyi başlatır. PRP enjeksiyonlarının amacı hastalıklı bölgeye trombositten zengin bu materyeli enjekte ederek bölgede iyileşmeyi sağlamaktır.

PRP Hangi Hastalıklarda Uygulanır?

Omuz zedelenmeleri ve problemleri, aşil tendiniti, kuadriseps ve patellar tendinit, adduktor tendinit, topuk dikeni, biseps yaralanmaları  , lateral – medial epikondilit (tenisçi-golfçü dirseği),gibi hastalıklarda ,Menisküs problemlerinde ve diz kireçlenme, kıkırdak lezyonlarında da kullanılabilmektedir.

Hastanın kendi kanının ayrıştırılarak yine kendi dokusuna enjeksiyonu uygulaması olduğu için allerjik reaksiyon beklenmez. Ancak uygulama ile bölgede enflamasyon meydana geleceği için, şişme hafif ağrı gibi şikayetler beklenebilir.

Nasıl Uygulanır?

  • Hastadan damar yolu ile 10-20 mililitre venöz kan alınır.
  • Alınan kan santrifüj tüpüne konulur. 15 dakika santrifüjlenir.
  • Elde edilen PRP enjektöre alınır,
  • Uygulama bölgesi temizlenir. Hastalıklı bölgeye PRP enjekte edilir.
  • Sonrasında özel bir önleme gerek yoktur.
  • Hastada uygulama bölgesinde enfeksiyon veya cilt lezyonu , vücut direncini düşüren hastalıklar ve kanama problemleri  olmamalıdır.

Hastanemizde PRP Uygulanan Hastalıklar

  • menisküs ve ön çapraz bağ yaralanmaları
  • kireçlenmeler
  • Tenisçi ve golfçü dirseği
  • Aşil, patellar tendinit
  • Topuk dikeni
  • Omuz rotator kaf problemleri

 

Daha fazla oku...