Aylık Arşivler - Temmuz 2018

Baş ve Boyun Kanserleri

Baş ve boyun kanserleri, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen kanser türleri arasında yer almaktadır. Baş ve boyun kanserlerinin büyük çoğunluğu erken dönemde belirti verirler. Belirtiler erken fark edilip, doktor erken uyarılırsa, doktorun zamanında doğru teşhis koyması kolaylaştırılabilir.

Baş ve boyun kanserleri; ağız boşluğunu; dudaklar, yanakların iç kısmı, diş eti, damak, dil, ağız tabanı, burun delikleri derisi ve burun döşemesini, boğazın en üst kısmında görülen nazofarinks kanserlerini, sinüs olarak adlandırılan ve yüz kemikleri içinde burun çevresinde yer alan hava boşlukları içinde gelişen paranazal sinüs kanserlerini, burnun gerisini boğaza bağlayan alanda orofarinks kanserlerini, boğazın biraz daha alt kesiminde hipofarinks kanserlerini ve onun da altındaki alanda larinks kanserlerini, kulak kepçesi ve dış kulak yolu kanserlerini, bir de tükrük bezleri kanserlerini kapsar.

Sebepleri

Sigara içiciliği, tütün çiğnenmesi, alkolizm ve kötü beslenme baş ve boyun kanserlerinin başlıca nedenleridir. Uzun süreli güneş ışığına maruz kalma dudak kanseri ile ilişkilidir. Nazofarinks kanseri gibi bazı kanserlerin Epstein-Barr Virüsü gibi faktörlerle ilişkisi vardır. Genital bölgede bulunan ve cinsel ilişki ile geçtiği bilinen en yaygın hastalık olan Human Papilloma Virüs (HPV) baş ve boyun bölgesinde bulunan bazı kanserler ile de ilişkilidir. Son çalışmalar ağız kanserlerinin %25’inin, boğaz kanserlerinin ise %35’inin HPV ile bağlantılı olabileceğini bildirmektedir.

Baş ve boyun kanserleri 50 yaş üstünde ve erkeklerde daha sık görülür.

Belirtileri

Baş ve boyunun herhangi bir kesiminde şişlik (genellikle ağrısız ve gittikçe büyüyen tarzda), ağız içinde, dilde veya dudakta iyileşmeyen yaralar, ağızda uyuşukluk hissi, çiğnemede ve yutkunmada güçlük, devam eden ses kısıklığı veya seste değişiklik, nefes alma güçlüğü, devam eden burun tıkanıklığı veya burun kanaması, göz çevresinde şişlik veya çift görme, devam eden kulak ağrıları, kulak çınlaması veya işitme güçlüğü ve boyunda şişlik olabilir.

dudakTanı

İlgili uzman şikayetler doğrultusunda muayenesini yapar.

  • Ağız ve boğaz ayna ile muayene eldilir.
  • Burun ve boğaz endoskopi adı verilen bir aletle muayene edilir.
  • Şüpheli bölgeden patolojik inceleme için parça alınır (lokal veya genel anestezi gerekebilir). Bazen de biyopsi almadan önce radyolojik incelemeler gerekebilir (USG, BT veya MR).

tukruksonTedavi

Baş ve boyun kanserlerinin tedavisi genellikle multidisipliner çalışma gerektirir.

Baş ve boyun kanserleri için ilk seçenek cerrrahi tedavilerdir. Ancak, birçok baş ve boyun kanseri için ışın tedavisi (radyoterapi) de çok etkili bir seçenek oluşturmaktadır. Bugün larinks ve nazofarinks kanserlerinin tedavisinde ışın tedavisinin rolü gün geçtikçe artmaktadır. Kimi zaman tek ana yöntemle (cerrahi, ışın tedavisi veya ilaçla tedavi) ile tedavi yeterli olurken, kimi zaman daha etkili tedavi gerekmekte, bu nedenle bileşik tedaviler yapılabilmektedir.

Her hasta için tedavi protokolü değişebilir. Kanserin evresi, tipi, hastanın yaşı, cinsiyeti, vücut alışkanlığı ve fonksiyon durumu, hastanın sosyoekonomik durumu tedavi planlamada önemlidir.

Buradaki metin genel bir bilgilendirme olup, hastalıklar  değişkenlik gösterebileceğinden kişisel değerlendirme için uzmanımızla görüşünüz.

Daha fazla oku...

Çocuk Beslenmesinde Geleneksel Besinler

Çocuklar için sağlıklı beslenme anne karnında başlar ve büyüme tamamlandığı 20 li yaşlara kadar devam eder. Çocukluk çağı boyunca en hızlı büyüme bebeklik (ilk 2 yaş) ve ergenlik dönemlerinde gerçekleşir. Bu nedenle bebeklik ve ergenlik dönemleri sağlıklı yada optimal beslenme açısından önemlidir.

Ülkemiz geleneksel besinler açısında zengin bir kültüre sahiptir. Sosyal kültürel ekonomik ve fiziksel yararlara sahip olan geleneksel besinler bölgelere göre çeşitlilik gösterir. En bilinen geleneksel besinler: sütten yapılan yoğurt, ayran, kafir, peynir, etten yapılan pastırma, sucuk, kavurma, buğdaydan yapılan bulgur ,dövme, erişte ,tarhana, turşu, kurutulmuş sebze(domates biber patlıcan), pekmez, kurutulmuş meyveler (kayısı üzüm incir elma armut) dir.

 

Yoğurt:

            Kemik gelişimi ve sağlığı için esas olan kalsiyum, B vitaminler ribofilavini, vitamin b12 ve folik asittten zengindir.

Yoğurt yüksek miktarda probiyotik içerir. Bu probiyotikler, bağırsak duvarında bulunan ve besin emilimini sağlayan villusların yapısını koruyarak bağırsak hareketlerini düzenler. Bu sayede kabızlık, ishal, hazımsızlık gibi sıkıntıların da önüne geçer.

Yoğurt bağışıklık sistemini destekleyen, hastalık ve enfeksiyon gibi durumlarla savaşan T hücrelerinin aktivasyonunu artırıyor ve daha güçlü hale getiriyor. Bağırsak sağlığı için önemli dost bakteriler sayesinde de bağışıklığı destekleyerek vücudu enfeksiyona karşı dirençli hale getiriyor.

 

Bulgur:

Bizim kültürümüzde çok önemli bir yere sahiptir.  Buğdayın kaynatılması ile elde edilir. Kaynatma sırasında suya geçen tüm besin öğeleri emildiği için başta tiamin olmak üzere B12 dışındaki B vitaminleri ve bir çok mineralden zengindir.

Bulgurun uzun süre tokluk vermesi, kana yavaş bir şekilde karışıyor olması hem kan şekerinin ani iniş çıkışlarını engeller hem de kilo kontrolüne yardım eder.

 

Tarhana:

Tarhana buğday unu veya  kepeksiz buğday yarmasına yoğurt, maya, domates, biber ve soğan gibi çeşitli sebzelerle nane, dereotu  gibi çeşitli aromalı otlar ve tuz eklenip yoğrularak elde edilen hamurun 1-5 gün süreyle fermantasyona bırakılması ve ardından kurutulmasıyla elde edilen sağlıklı, sindirimi kolay, beslenme değeri yüksek ve geleneksel bir fermente Türk gıdasıdır. Tarhana, üretiminin kolaylığı yanında ucuz, dayanıklı ve besleyici olması nedeniyle ülkemizde yaygın olarak tüketilmektedir.

Diğer bazı ülkelerde de ülkemizde üretilen tarhanaya benzer ürünler üretilmektedir. Örneğin; Yunanistan’da trahana, Mısır, Suriye, Lübnan ve Ürdün’de yapılan kishk, Irak’ta kushuk, Macaristan ve Finlandiya’da tahonya/talkuna tarhanaya benzer ürünler arasındadır

Tarhana yapımı hemen her bölgede temelde aynı olmakla birlikte gelenek, görenek ve beslenme alışkanlıklarına göre farklı bileşimlerde tarhanalar üretilebilmektedir. Yapımındaki farklılıklara rağmen iki ana hammaddesi tahıllar ve yoğurtdur.  Ayrıca ülkemizde bazı bölgelerde tarhanaya süt, soya fasulyesi, mercimek, nohut, mısır unu ve yumurta da katılmaktadır . Tarhana üretiminin fermentasyon aşaması yoğurt bakterileri ve mayalar tarafından gerçekleştirilmektedir. Hayvansal ve bitkisel kaynakları içeren tarhana protein vitamin ve mineralden zengindir. Bundan dolayı bebek çocuk ve yaşlı beslenmesinde önemli yere sahiptir.

 

 

Pekmez:

 

        Eskiden tatalandırcı olarak kullanılan doğal bir besindir. Çoğunlukla üzüm olmak üzere dut, incir, elma, ve keçiboynuzu gibi meyvelerin kayantılarak yoğunlaştırılması ile elde edilir. Pekmez, glikoz ve fruktoz içerdiğinden, sindirime gerek kalmadan tüketildikten kısa bir süre sonra kana karışmaktadır. İçeriğindeki kalsiyum, potasyum, magnezyum, krom, demir ve B (B1,B2,B3) vitaminleri nedeniyle yüksek düzeyde vitamin ve mineral kaynağıdır. Yüksek enerji içeren pekmez özellikle çocuklar, sporcular, gebe ve emziren anneler için önemli bir besin kaynağıdır. Vücutta kan hücrelerinin (alyuvarların) oluşumunu sağlayan pekmez demir yönünden zengin olduğu için kansızlığa iyi gelmektedir

Daha fazla oku...