Yazar - Etimed

Göz Yaşı Kanalı Tıkanıklığına Çözüm; Endoskopik DSR

Göz Yaşı Kanalı Tıkanıklığına Çözüm; Endoskopik DSR

Normal fizyolojik durumda gözyaşı kesesinde biriken göz yaşımız  gözyaşı kanalları yolu ile burun boşluğuna drene olurlar.  Bu kanalların çeşitli nedenlerle tıkanması “epifora” adı verilen gözde rahatsız edici seviyede  sulanma  sorununa yol açar.  Gözyaşı kanalları tıkanan hastalarda belirti göz yaşının devamlı dışarı akmasıdır. Göz yaşı kesesinin enfekte olması durumunda iltihabi akıntı burun içine drene olamadığı için göze doğru akabilir ve gözün kenarında şişlik kızarıklık hassasiyet gelişebilir. Basit müdahaleler ile göz yaşı kanalları açılamaz ise bu durumun tedavisi cerrahidir. Bu meliyat dışarıdan cilde kesi yaparak  veya herhangi bir kesi olmaksızın burun içerisinden endoskopik  yöntemle yapılmaktadır. Endoskopik endonazal dakriosistorinostomi ( DSR) adı verilen yöntem ile  4 mm çapında teleskoplarla burun içine girilir ve gözyaşı kesesinin önündeki   burun boşluğuna yakın komşuluk gösterdiği bir alanda burun mukozası ve kemik duvar kaldırılır. Göz yaşı kesesi özel cerrahi aletler ile açılarak varsa içindeki iltihabın boşalması sağlanır. Daha sonra üst ve alt  göz yaşı kanallarına dışarıdan yerleştirilen silikon tüpler endoskop yardımı ile kontrollü bir şekilde  göz yaşı kesesinden açılan alandan burun içine gönderilir ve burun içerisinde düğümlenir. Bu silikon tüpler 3-6 ay arasında yerinde kalır ve sonrasında çıkarılır.  Böylece  göz yaşı kanallarından burun içerisine yeni bir yol oluşması sağlanmış olur.

 

 

Endoskopik yolla yapılan bu işlemin açık cerrahiye göre çok büyük avantajları vardır;

  • Her hangi bir cilt kesesi yapılmadığı için  yüzde operasyon izi olmaz.
  • Operasyon süresi çok kısadır.
  • Hastalar aynı gün taburcu olabilirler.
  • Eğer kişinin burun içerisinde başkaca problemleri varsa (sinüzit, burun etlerinde büyüme, kıkırdak eğriliği…) aynı seansta endoskopik olarak bu problemlerde giderilir.

Çocuk ve erişkin tüm yaş gruplarında kolayca uygulanabilir.

Daha fazla oku...

Obezite Testlerinizi Yaptırdınız mı?

Obezite testlerinizi yaptırmadan diyet uygulamayın
Obezite yönetiminde  ilk adım obezitenin nedenini bulmaktır.
Hormonal ve metabolik nedenler obezitenin nedeni olabilir ve diyet tedavisi bu durumlarda başarısız kalabilir.
Obezite sadece şişmanlık değildir.
Metabolik sendrom, kardiyovasküler hastalık, eklem rahatsızlıkları, uyku bozuklukları, reflü hastalığı, safra kesesi taşı, depresyon, solunum bozuklukları, varis, polikistik over sendromu gibi bir çok hastalığa neden olabilir.
Obezitenin  nedenlerinin araştırılması ve beraberindeki hastalıkların ortaya çıkartılması için mutlaka deneyimli bir hekim tarafından değerlendirmelisiniz.
Unutmayın,  obezite sadece şişmanlık değildir.
Daha fazla oku...

Astım ve Tedavisi

Astım nedir?

ASTIM,bronş adı verilen hava yollarının kronik bir hastalığıdır. Hastaların,hava yollarında mikrobik olmayan bir iltihap vardır.

 

 ASTIM tanısı olan,şikayeti olmayan hastalarda bile havayollarında iltihap bulunmaktadır.

 

    Hava yollarında aşırı duyarlılık normal bir insanın hava yollarının karşılaştığında herhangi bir kasılmaya yol açmayan sigara dumanı,parfüm,yemek ve bazı diğer kokulara karşı aşırı bir tepki vererek bronşların daralması halidir.Bu temas sonucu öksürük krizleri ve nefes darlığı atakları ortaya çıkabilir.

ASTIM temelde genetik bir hastalıktır…

Astım belirtileri nelerdir?

   ASTIM semptomları bireyler arasında farklılık gösterebilir.En sık görülen semptom göğüsten gelen hışıltı (vizing) sesidir.Hava yollarındaki daralma sonucu nefes verirken ortaya çıkar.

         Hangi bulgular ASTIM’ı düşündürmelidir?:

  • Nefes darlığı
  • Göğüste sıkışma hissi yada ağrı
  • Uzun süreli öksürükler
  • Uykudan uyandıran öksürük ve hışıltı
  • Soluk alıp verirken göğüsten ıslık sesi gelmesi

 

ASTIM RİSK FAKTÖRLERİ:

       Kişiyi astıma yatkın kılan KİŞİSEL FAKTÖRLER (genetik faktörler, atopi, hava yolu aşırı duyarlılığı, cinsiyet) ve genetik yatkın olanlarda astım gelişimine neden olan

ÇEVRESEL FAKTÖRLER (allerjenler,mesleki ajanlar,hava kirliliği,solunum yolu infeksiyonları,diyet ve ilaçlar,sigara dumanı maruziyeti) olmak üzere 2 grupta toplanmaktadır.

Astım Tanısı

       Çoğu hastada tanı,hastanın öyküsü ve semptomlarının özelliklerine göre kolayca konulabilir.

  Ailesel allerjik hastalık ve/veya Astım öyküsü olması tanı için oldukça önemlidir.ASTIM semptomları gece ve sabaha karşı daha sık ortaya çıkabilir.Tetikleyici faktörler (allerjen,egzersiz,hava kirliliği, sigara dumanı maruziyeti,solunum yolu infeksiyonları vs.) ile karşılaşıldığında öksürük,göğüste hışıltı sesinin duyulması ya da nefes darlığının oluşması Astım tanısı için önemli özelliklerdir.

       Öykü ve hastanın muayenesi ile büyük ölçüde tanı konulabilmesinin yanında ek laboratuvar incelemelerine de çoğu zaman gereksinim duyulmaktadır.

Astım testleri

  • Solunum fonksiyon testleri (spirometri)
  • Bronş provokasyon testleri
  • Tetikleyicilerin belirlenmesi (Deri prick testleri ve intradermal testler)

      Solunum fonksiyon testleri hem Astım tanısı konulmasında,hemde hastalık şiddetinin belirlenmesinde ve hastanın takibinde çok önemlidir.

 

Astım tedavisi ve izlem

         Astımda kontrole dayalı tedavi uygulanır.Hastalık kontrolünün sağlanması için birkaç basamağın birlikte uygulanması gerekmektedir.Astım,

1) İlaçların düzenli ve doğru kullanılması,

2) Tetikleyicilerden kaçınılması (çevre kontrolü) ve

3) İyi bir hekim hasta işbirliği ile kontrol altına alınabilir.

       Her üç basamakta hastaya iyi eğitim verilmesi başarı için olmazsa olmazımızdır.

Astım hastalarında bronşlarda mikrobik olmayan inflamasyon olduğu için buna yönelik ilaçların kullanılması çok önemlidir.Anti-inflamatuvar etkiye sahip en etkili ilaçlar kortizonlardır. (Kortikosteroid).

Göğüs Hastalıkları

Daha fazla oku...

Dış Kulak Yolu Enfeksiyonları ve Tedavisi

Özellikle yaz aylarında sıcakları daha az hissetmek için deniz kıyıları ve havuzlar sık sık ziyaret ettiğimiz yerler olarak karşımıza çıkar.  Bazen öyle bunalırız ki denizden veya havuzdan çıkmak istemeyiz. İşte bu gibi durumlarda kulağımıza etkileyebilecek bazı tablolar çıkar. Bunlardan birisi dış kulak yolu enfeksiyonlarıdır.

Dış kulak yolu ( DKY ) enfeksiyonları daha çok yazın  görülmekle birlikte aslında dış kulak yolunun nemli kalabileceği her türlü ortamda oluşmaya müsaittir. Örneğin ; kaplıca tatilleri veya basit bir duş sonrası bile bu enfeksiyona zemin hazırlayabilir.

 

DKY enfeksiyonları için nem önemli bir faktör olmakla birlikte bu nemi oluşturacak suyunda hijyeni önem taşımaktadır. Özellikle havuz sularının örneklemelerinin takibi ve ilaçlanmaları çok sıkı yapılmalıdır. Deniz suyu için de belli miktarda  bakteri barındıran alanlar yetkilerce tespit edilip halk uyarılmalıdır.

 

DKY ağrılı ve gerçekten tatili zehir edebilecek bir potansiyele sahiptir. Hastanın dky oldukça hassastır.Tragusdediğimiz kulak girişi   hemen önündeki kıkırdak çıkıntıyı içe bastırmakla ciddi bir ağrı oluşur. Hastanın işitme kaybı kulak yolunun daralmasıyla artar ve zonlayıcı keskin bir ağrıya dönüşür. Ateş görülebilir. Çoğu kez yapılan hatalardan birisi de hafif tıkanmalarda , kulak içini temizlemek için kulak temizleme pamuklarının kullanımıdır. Bu enfeksiyonun daha kolay yayılmasına ve hatta içeride su ile şişen bir kirin daha dibe itilerek baskı oluşturmasına yola açar. O yüzden önerimiz mutlaka tatil öncesi bir kulak kontrolüdür. Potansiyel soruna yol açabilecek kirin önceden temizlenmesi tatilinizin kesintisiz sürmesine yardımcı olur. Şunu  yeri gelmişken vurgulamakta fayda var, kulak kiri dediğimiz aslında dış kulak yolu cildinin bir salgısıdır içeriği itibariyle mantar oluşumunu engeller ve nemlenmeyi azaltır. O yüzden muayeneyi engellemeyen ve DKY’nu tam tıkamayan kirlerin mutlak temizlenmesi gerekmemektedir.

 

DKY enfeksiyonları tedavisinde bir an önce su ile temas kesilir. KBB muayenesi sonrası bakteriyel olduğu düşünülen enfeksiyonlara lokal antibiyotikli damla, şişliği ödemi azaltmak için kortizonlu damla başlanır hatta ağızdan bir antibiyotik de duruma göre eklenir. Ağrı kesici ihtiyacı hemen her zaman olur. Hastadan duş dahil en ufak su kaçmaması için kulak tıkacı kullanması istenir. Dış kulak yolu bazen o kadar tıkalı olur ki muayeneye dahi izin vermez bu durumda hasta damlaları da etkili kullanmayacağı için bir anlamda fitil görevi görecek pamuktan bir şerit kulak yoluna uygun şekilde doktor tarafından yerleştirilebilir. Bu hastaların takibi sık yapılmalıdır. 2-3 günde bir pansumana çağrılmalı ve dış kulak yolundan gelecek iltihaplı akıntılar temizlenmelidir. Mantarlara bağlı olan DKY enfeksiyolarındaise farklı ilaç tedavisi uygulanır. Bu nedenle hastanın kendi başına tedaviyi başlaması sakıncalı olur ve hatta enfeksiyonu arttırabilir.

 

DKY enfeksiyonu için önlem almak her zaman mümkün olmaz ancak uzun süre suyla temas bu riski arttırır. Kronik bu hastalığı yaşayan hastalar deniz ve havuzda kulak tıkacı kullanabilir. Kulak temizliği de çubuk pamuklarla yapılmamalı sadece kuru bir pamukla dış kulak yoluna doğru silme yapılmalıdır. Dış kulak yoluna kurutma makinesi tutulmamalıdır.

DKY enfeksiyonları hayat kalitesini bozan ciddi enfeksiyonlardır. Umarım verdiğimiz  bilgiler size faydalı olacaktır.  Sağlıklı günler dilerim.

Daha fazla oku...

Karaciğer Yağlanması

Karaciğer Yağlanması, tip 2 diyabetle birlikte sık görülen ve karaciğer enzimlerinin yüksekliği ileseyreden bir hastalıktır. Karaciğer enzim yüksekliği yapabilen diğer nedenler dışlandıktan sonra bu tanı düşünülmelidir.

Karaciğer Yağlanmasının Belirtileri

Çoğu hastada hiç bir şikayet yoktur. Fakat bunun yanında genel halsizlik, yorgunluk, bulantı, karında rahatsızlık hissi, ve karın sağ üst kısmında karaciğer yerleşim yerinde ağrı şikayetleri olabilir.
Hekim muayene esnasında karın içinde asit, cillte spider anjiom denilen kırmızı lekeler, avuç içinde kızarıklık (palmar eritem), karaciğer büyümesi ve sarılık tespit edebilir.

Karaciğer Yağlanması Teşhisi

Yağlı karaciğer teşhisi koymak için bir takım kan testleri, biyomarkerlar, görüntüleme yöntemleri (ultrasonografi, tomografi, MR) kullanılır. laboratuvar tetkiki olarak karaciğer enzimleri (ALT,AST, ALP,GGT)’nde yükseklik tespit edilebilir. fakat karaciğer enzimleri normal de olabilir. Hastalığı teşhis eden kesin bulgular karaciğer biyopsisi ile konmakla birlikte hastalara nadiren biyopsi yapılır. Bunların yanısıra hipertansiyon varlığı, tek başına ALT yüksekliği ve insulin direnci tespit edilmesi de yağlı karaciğer hastalığı teşhisini kuvvetlendirir.
Yağlı karaciğer ve tip 2 birlikteliği sık görülür çünkü her iki hastalıkta da vücudda yağ (adipozit) doku artışı ve insülin direnci bulguları vardır. tip 2 diyabet hastalarının yaklaşık %15’inda yağlı karaciğer görülmektedir. Yağlı karaciğer hastalığı ise %60 oranında Tip 2 diyabette görülür.
Yağlı karaciğer hastalığı tespit edildiğinde hasta obez ya da fazla kilolu ise mutlaka kilo vermesi önerilir. Bunu için sağlıklı beslenme, porsiyon kontrolü ve fiziksel aktivite önemlidir. vücud ağırlığının %3-5’inin kaybedilmesi karaciğerdeki yağlanmayı azaltır, insulin direncini azaltır maalesef günümüzde yağlı karaciğeri tamamen tedavi eden bir ilaç olmamakla birlirkte vitamin E, pioglıtazon gibi ilaçların yağlı karaciere faydalı etkileri vardır, en iyisi yağlı karaciğeriniz varsa siz bugünden başlayarak hayatınızı değiştirmeye başlayın. Ne mi yapın,
yürüyün, koşun spor yapın, sağlıklı yiyeceklerle beslenin, ideal kilonuza kavuşmak için, bol bol su için, aşırı yağlı yiyeceklerden kaçının, az ve sık sık beslenin..Kendinize ve karaciğerinize değer verin.

Doktorumuz

Daha fazla oku...

Bulaşıcı hastalıklardan korunma yolları

Belsoğukluğu, bruselloz, dizanteri (amipli veya basilli), grip, hepatit ve kızamık, gibi hastalıklar günümüzde en çok rastlanan bulaşıcı hastalık grupları arasında yer almaktadır.

Tüm bunların yanı sıra kolera, menenjit, psittakoz, sıtma, suçiçeği, tetanos, tularemi, tüberküloz, uyku hastalığı, zatürre, tifo, tifüs gibi bulaşıcı hastalıklarda bulunuyor ve tüm bunlardan korunmak için uzmanlarımızın bazı önerileri var.

BULAŞICI HASTALIKLARDAN NASIL KORUNMALI?

Her doğan çocuğa, zamanı geldiğinde aşı yaptırmalıdır. Vücudu devamlı kuvvetli tutmalı, dengeli ve sağlıklı yeme-içmeye çok dikkat edilmelidir. Düzenli bir hayat sürmeli. Bulaşıcı hastalık salgını olan yerlere mecburen gitmek gerekiyorsa, alınacak tedbirler ve yapılacak aşılar konusunda bir hekime danışmalıdır. Temizlenmemiş kirli yiyecekler yememeli, vücut temizliğine gereken dikkati göstermelidir.

Hava yoluyla ve damlacık enfeksiyonu ile bulaşan hastalıklarda, bulaşma süresince hastanın tecridi gerekir. Sağlam kişiler hasta ile aynı kapalı ortamda kalmamalı, aynı havayı solumamalıdır.

Kanla bulaşan hastalıklarda, hasta kanıyla temastan kaçınılmalıdır.

Vektörlerle bulaşan hastalıklarda vektörlerin ve bunların ürediği ortamların yok edilmesi önemlidir.

Eşyalarla bulaşan hastalıklarda, hastaya ait eşyaların ortak kullanılmaması gerekir.

Su yoluyla bulaşan hastalıklarda, lağım ve çöp sularının karıştığı sular kullanılmamalı, içme suları kaynatılmalı, çiğ yiyecek, sebze ve meyveler çok iyi yıkanmalı, sağlıklı su şebekesi sağlanmalı ve sular klorlanmalıdır.

Bulaşıcı hastalıkların tedavisi çok çeşitli olup, hastalık yapıcı mikrobun cinsine göre değişir. Penisilin ve benzeri antibiyotikler bakterilere karşı tesirlidir. Sıtma gibi tek hücreli canlı cinsi mikroplarla meydana gelen hastalıklar da, çeşitli kimyevi maddelerden müteşekkil ilaçlarla iyileştirilir. Virüs hastalıkları ise antibiyotiklerden etkilenmezler.

Daha fazla oku...

Safra kesesi taşı ameliyatı

Safra kesesi ameliyatı, orta, şiddetli ağrıya ve diğer semptomlara neden olan safra taşları için tercih edilen yöntemdir.

Safra kesesi çıkarıldıktan sonra semptomlar genellikle geri dönmez . Az sayıda  safra taşlarının komplikasyonlarını önlemek için ameliyat yapılabilir .

Safra kesesini temizlemek için laparoskopik cerrahi genellikle en iyi yöntemdir. Açık safra kesesi ameliyatı daha uzun bir iyileşme süresi gerektirir ve daha fazla ağrıya neden olur.

Laparoskopik safra kesesi ameliyatı , safra kesesini çıkarmak için yapılan en yaygın ameliyattır. Ameliyatta doktor ışıklı bir görüntüleme cihazı da içine laparoskop ve cerrahi aletler ile karın bölgesinde bir kaç küçük kesik ile işlem tamamlanır. Bu tür bir ameliyat çok güvenlidir ve hastaları genellikle bir hafta içinde işe ya da normal rutinlerine dönebilirler.

Açık safra kesesi ameliyatı , safra kesesinin çıkarıldığı daha büyük bir kesik içerir. Laparoskopik cerrahi bir seçenek değilse veya laparoskopik cerrahi sırasında komplikasyonlar görüldüğünde yapılabilir. Çoğu açık cerrahi, laparoskopik kolesistektomi denedikten sonra gerçekleşir . Kan iyi pıhtılaşmıyorsa, anatomi normal değilse veya önceki cerrahiden çok fazla yara izi varsa, açık safra kesesi ameliyatı tercih olarak görülmeyebilir.

Daha fazla oku...

Safra Kesesi Taşı Nedir?

Safra kesesi taşları söylendiği üzere birer taş değillerdir, Karaciğer altında küçük bir organ olan safra kesesinde oluşan katı maddelerdir.

Bazen safra kesesi yolunuz tıkanana kadar safra keseniz de taş olduğunu bilemeyebilirsiniz; bu da hemen tedavi edilmesi gereken bir ağrıya yol açar.

Türleri

İki ana çeşidi vardır.

  1. Kolesterol taşları:  Bunlar genellikle sarı-yeşil renktedir. Safra taşlarının % 80’ini oluşturan en yaygın türleridir.
  2. Pigment taşları:  Bu taşlar daha küçük ve daha koyudur. Bunlar safradaki fazla bilirubin içeriğinden oluşur
Daha fazla oku...

Elektronik Sigara Sigarayı Bırakmaya Yardımcı Oluyor mu?

Elektronik sigaranın insanların sigara kullanımını bırakmasına yardımcı olup olamayacağını test eden çalışmaların sonuçları kesinlik içermemektedir. En iyi ihtimalle, elektronik sigaralar, insanların sigara bırakmasına yardımcı olan nikotin replasman ilaçlarından daha etkili değildir.

Göz önünde bulundurulan mevcut kanıtların yetişkinlerde sigaranın bıraktırılması için elektronik nikotin verme sistemlerini önermenin yetersiz olduğunu göstermektedir.

Çözümlenemeyen güvenlik kaygılarından dolayı ve elektronik sigaranın sigarayı bırakmaya yardım etmesinin bilimsel olarak kanıtlanmaması üzerine kesinlikle elektronik sigara sigarayı bırakmak için bir yol değildir.

Sigarayı bırakmak için, https://alo171.saglik.gov.tr Alo 171 Sigara bırakma hattı ile ayrıntılı bilgi alabilir ve hastanemize başvurabilirsiniz.

Unutmayın sigara size ve sevdiklerinize ciddi zararlar verir.

sigara bırakma

sigarayı bırakma

ankara sigara bırakma

Daha fazla oku...

Safra kesesi taşı ve tedavisi

Safra kesesi taşları, safra kesenizde oluşabilecek sertleşmiş sindirim sıvıları birikintisidir. Safra keseniz, karnınızın sağ tarafında, karaciğerinizin hemen altında küçük ve armut şeklinde bir organdır. Safra kesesi safra denilen, ince bağırsağınıza salınan bir sindirim sıvısını tutmaktadır.

Safra taşları, bir kum tanesi kadar küçükten bir golf topuna kadar geniş bir büyüklüğe sahip olabilir. Bazı insanlar sadece bir safra taşı geliştirirken diğerleri aynı anda birçok safra taşı geliştirebilirler.

Safra taşlarından semptomlar yaşayan insanlar genellikle safra kesesi ameliyatı gerektirir. Hiçbir belirti ve bulguya neden olmayan safra taşları genellikle tedaviye ihtiyaç duymazlar.

 

Safra Kesesi Taşları

Safra kesesi taşı belirtileri

Safra taşları belirti veya bulguya neden olabilir. Bir safra taşı bir kanala yerleşir ve tıkanmaya neden olursa, ortaya çıkan bulgular ve belirtiler arasında şunlar olabilir:

  • Karnınızın sağ üst kısmında ani ve hızla yoğunlaşan ağrı
  • Karın merkezinde ani ve hızlı yoğunlaşan ağrı (göğüs kemiğinizin hemen altında)
  • Omuz bıçakları arasındaki sırt ağrısı
  • Sağ omuz ağrısı
  • Mide bulantısı veya kusma

Safra taşı ağrısı birkaç dakika ile birkaç saate kadar sürebilir.

Ne zaman doktora gitmelisiniz

Sizi endişelendiren herhangi bir bulgu veya belirtiniz varsa doktorunuzla randevu alın.

Randevu Al

Aşağıdakiler gibi ciddi bir safra taşı komplikasyonunun bulgu ve semptomlarını geliştirirseniz derhal doktora başvurun:

  • Yoğun bir karın ağrısı ile oturmada güçlük
  • Cildinizin ve gözlerinizin beyazlarının sararması
  • Titreme ile ateş

Safra kesesi taşlarının çeşitleri

Safra kesesinde oluşabilecek safra taşı türlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Kolesterol safra kesesi taşları: Kolestrol safra kesesi taşı olarak adlandırılan en sık görülen safra taşı türü genellikle sarı renktedir. Bu safra taşları esas olarak çözülmemiş kolesterolden oluşur, ancak diğer bileşenleri de içerebilir.
  • Pigment safra taşı: Koyu kahverengi veya siyah taşlar, safra çok fazla bilirubin içerdiğinde oluşur.

Safra kesesi taşı tanısı

Safra kesesi taşlarını teşhis etmek için kullanılan testler ve prosedürler şunları içerir:

  •  Doktorunuz, safra kesesi resmini oluşturmak için abdominal ultrason ve bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları önerebilir. Bu görüntüler safra taşı bulguları aramak için analiz edilebilir.
  • Testler, hepatobiliyer iminodiasetik asit (HIDA) taraması, manyetik rezonans görüntüleme (MRI) veya endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi (ERCP) içerebilir. İşlem sırasında ERCP kullanılarak keşfedilen safra taşları çıkarılabilir.

 

                                                           ERCP

  • Kan tahlilleri. Kan testleri, safra yollarının neden olduğu enfeksiyonları (sarılık, pankreatit veya diğer komplikasyonları) ortaya koyabilir.

Safra kesesi taşı tedavisi

Safra kesesi taşı olan ve semptomlara neden olmayan çoğu kişinin tedaviye ihtiyacı olmayacaktır. Doktorunuz safra kesesi taşı tedavisinin semptomlarınıza ve teşhis test sonuçlarına dayanarak gösterilip gösterilmediğini belirleyecektir.

Laparoskopik Kolesistektomi

Safra kesesi taşları için tedavi seçenekleri;

  • Safra kesesini cerrahi operasyon ile çıkarmak (kolesistektomi). Safra kesesi tekrar tekrar ortaya çıktığı için doktorunuz safra kesenizi almak için ameliyat önerebilir. Safra keseniz alındıktan sonra, safra kesesi içinde depolanmaktan ziyade doğrudan safra yolunuzdan ince bağırsağınıza akar.Yaşamak için safra kesene ihtiyacınız yoktur ve safra kesesi gıdaları özümleme yeteneğinizi etkilemez, ancak genellikle geçici olarak ishale neden olabilir.
  • Safra kesesi taşları tedavisi için kullanılan ilaçlar. Ağız yoluyla aldığınız ilaçlar safra taşlarını çözmeye yardımcı olabilir. Ancak safra taşlarını bu şekilde çözmek aylarca ya da yıllarca sürebilir ve tedavi kesilirse safra taşları muhtemelen tekrar oluşacaktır.Bazen ilaçlar işe yaramaz. Safra taşı ilaçları yaygın olarak kullanılmaz ve ameliyat yapılamayan insanlara mahsustur.
Daha fazla oku...