Yazar - Etimed

Varikosel Nedir?

Varikosel;  erkeklerde, torbalardaki (testislerdeki) toplardamaların genişleyip varisleşmesi sonucu içerisinde kan birikmesiyle oluşan bir hastalıktır. Genelde 20 yaşından sonra ortaya çıkar. İnfertilite problemi çeken erkeklerin, yarıya yakınında varikosel vardır. Sonradan infertil olan erkeklerde ise bu oran çok daha fazladır.

Normalde testislerdeki (torbalardaki) toplardamarlarda, kanın geri akımını engelleyen kapakçılar vardır. Bu kapaklar sayesinde kan geriye dönmeden, tek bir yönde akar. Bu kapakçıklarda ortaya çıkan bir problem, bu damarlardaki kanın geriye doğru basınç yapmasına yol açar ve kan birikmesi görülür. Bu birikme sonucu, damarlar genişler ve varis ortaya çıkar.

Varikosel hastalarının bir kısmının belirttiği herhangi bir şikayet yokken, bir kısmında da testislerinde, sürekli sancı şeklinde bir ağrı ve bu bölgede oluştuğu belirtilen ağırlık hissi vardır. Varikoselden korunmak için, testislerin hareketini kısıtlayan dar ve sert pantolonlar tercih edilmemelidir, kot pantolon testislerin ısısını bozabileceğinden giyilmemesi yararlıdır ve fazla ayakta durmak da varikosel için bir risk olduğundan kaçınılmalıdır.

Daha fazla oku...

Burun Estetiği Rinoplasti

Yüzümüzün ilk bakışta göze çarpan ve en çok akılda kalan yeri burnumuzdur. Burun yüze kişilik ve karakter kazandırır. Burun şeklinden memnun olunmadığı durumlarda rinoplasti ile burun küçültebilir veya büyültebilir, burun ucunun veya kemerinin şeklini değiştirebilir, burun deliklerinin genişliği daraltılabilir veya burunla üst dudak arasındaki açı değiştirilebilir. Bu ameliyat ile dış görünüşünüz güzelleştirilebilir ve kendinize güveniniz artırılabilir. Aynı zamanda burun içi eğrilikleri gibi soluk almayı engelleyen bazı problemler de  bu ameliyatla birlikte giderilebilir.

Yakın geçmişte estetik burun ameliyatı denildiğinde ilk akla gelen kemiği çökük, ucu kalkık ve delikleri büyümüş, estetik olduğu hemen belli olan bir burun şekliydi. Günümüzde geçerli olan estetik anlayış ise; yüz hatları ile uyumlu-orantılı olan ve ameliyat olduğu belli olmayan yani doğal burun elde etmektir. Günümüzün teknolojik imkanları sayesinde yüz görüntüsü dijital fotoğraf makinesi ile bilgisayara alınabilmekte ve bu fotoğrafın üzerinde değişiklikler yapılıp ameliyat sonrası hali görüntü olarak elde edilebilmektedir.

Doktorla hasta arasında, iyi bir iletişim esastır ve çok önemlidir. İlk görüşmede cerrah size burnunuzun neye benzemesini veya nasıl görünmesini arzu ettiğinizi soracak; burnunuzun ve yüzünüzün yapısını inceleyecek ve sizin için mümkün olan ihtimalleri anlatacaktır. Burun kemiklerinizin ve kıkırdaklarınızın yapısı, yüzünüzün şekli, cildinizin kalınlığı, yaşınız ve beklentileriniz temel tartışma konularıdır.

Estetik burun ameliyatları için burundaki kemik ve kıkırdak gelişiminin tamamlanması beklenir. Bu bekleme süresi, genç kızlar için 16 yaş civarı erkekler için ise biraz daha geçtir. Ameliyat kararında gençlerin sosyal ve ruhsal uyumunu dikkate almak da önemlidir.

Daha fazla oku...

Göğüs Estetikleri

Göğüsler kadının beden görünümde fiziğini tamamlayan yapılardır. Omuz genişliği, göğüs çevresi, bel ve kalça çevresi ölçümlerinde meme hacmi önemli bir yer tutar. Bu ölçümler içinde meme hacmi küçük veya büyük olduğu zaman vücut kontur görünümü eksik kalır.

Meme büyütme işleminde kullanılan günümüzde en geçerli yöntem silikon protezler (implant) dir. Bunun dışında zaman içinde enjeksiyon ile memeye bazı maddeler (dolgu maddeleri, yağ enjeksiyonu gibi) verilmesi denenmiş, ancak tatmin edici sonuç elde edilememiştir. Protezle meme büyütme ameliyatı, genel olarak iyi ve kalıcı sonuç veren, kişinin ruh sağlığını ve psikososyal yapısını düzelten, onları yaşama daha bağlı hale getiren bir ameliyattır.

Meme büyütme ameliyatından sonra hamile kalmanızda ,bebek sahibi olmanızda ve emzirmenizde herhangi bir sakınca yoktur. Silikonun süte geçmesi sözkonusu değildir. Silikon molekülü meme protezi yaralanıp silikon,protez dışına dağılsa dahi süt kanallarına geçip süte karışamayacak kadar büyük bir moleküldür.

Kadınlarda özellikle hamilelik sırasında memelerde büyüme ve ardından emzirme sonrası memelerde küçülme ve hacim kaybı ile sık karşılaşılmaktadır. Bu tür durumlarda silikon protez yerleştirilerek istenilen büyüklükte göğüslere kavuşmak mümkündür. Ek olarak emzirme sonrası memelerde sarkma da varsa büyütme ameliyatı ile birlikte deri sarkması da düzeltilebilir. Ancak bu ameliyatlar için emzirme süreci bittikten sonra 6 ay beklenmesi uygun olacaktır. Çünkü emzirme bittikten sonra memenin şekil değişir, kimi kadınlarda meme bir miktar toparlanabilir, kimisinde de sarkma artarak devam eder. Bu nedenle sonucu görmek için beklemek gerekecektir.

Meme dikleştirme ameliyatında sarkık haldeki meme dokusu yeniden şekillendirilir, fazla deri çıkartılır. Meme başı olması gereken yere getirtilir ve dikleşme sağlanır. Amaç meme dokusunda sarkma olan kişilerde , memenin eski pozisyonunu ve dikliğini sağlamaktadır. Bu ameliyatta meme dokusu çıkarılmaz, memenin dolgunluğunu sağlamak için kullanılır.

Bazı hastalarda sarkma ile birlikte meme dokusunda küçülme de vardır ve memede dolgunluğu sağlamak için silikon meme protezi de koymak gerekebilir. Özellikle meme dokusu azalmış , incelmiş hastalarda bazen varolan meme dokusu , dikleşmeyi sağlamaya yetmez ; bu durumda hem dikleştirme hem de ufak bir implant ile meme büyütme yapmak gerekir. Tek seferde meme silikonu ve meme dikleştirme ameliyatı çok sık yapılan ameliyatlardandır. Uygun hastalarda, sadece meme protezi konarak da sarkıklık ortadan kaldırılabilir.

Doğumsal olarak göğüslerden biri diğerinden daha küçük, ve asimetrik olabilir. Aslında çift olan organlar arasında hiçbir zaman ayna simetrisi olmaz. Bundan dolayı normalde kadınların çoğunluğunda iki göğüs ölçüsü birbirinden farklıdır. Eğer bu fark fazla ise kadının sosyal ve cinsel hayatı ciddi ölçüde etkilenir. Asimetrik memesi olan kadınlar sütyen alırken büyük olan memeye uygun ölçü alır e küçük tarafın içini genellikle pamukla doldurur. Bu durum eksiklik ve yetersizlik hissi ile birlikte kişide mayo giyememeye, sosyal ortamlardan kaçınmaya ve cinsel hayatta güvensizliğe sebep olur. Bu  farklılık kişnin isteğine göre büyük memeyi küçülterek veya küçük memeyi büyüterek ortadan kaldırılabilir.

Büyük göğüs ölçüsüne sahip bayanlarda, göğüsleri gizlemeye çalışmak,  ağırlığını taşımak, hareket kısıtlılığı, uygun beden sütyen ve kıyafet bulamamak tek tek ele alınınca basit şikayetler gibi görünse de, bunların hepsini alt alta topladığınızda kabusa dönüşebilir. Aynı zamanda göğüslerin normalden daha büyük olması kadının fiziki görüntüsünü bozmasının yanı sıra, boyun, sırt, omuz ağrılarına, normal dik duruş pozisyonunun bozulmasıyla kamburlaşmaya, memelerin karın cildiyle temas eden alt yüzeyinin aşırı terlemesiyle pişik oluşmasına, mantar enfeksiyonlarına, sütyen askılarının omuz üzerinde derin izler bırakmasına,  sütyenin kol sinirlerine baskı yapmasına bağlı uyuşmalara ve sırtüstü yatarken nefes alma güçlüğüne neden olur.

Göğüs küçültme estetiği, memedeki fazla yağ, deri ve süt bezlerinin alınarak daha hafif ve estetik bir göğüs elde edilmesi işlemidir. Bu ameliyat ile memelere doğal bir görünüm kazandırılır, kişinin yaşamı kolaylaşır. Ameliyat sırasında meme başı ve ucu ile ana süt kanalları korunur. Ancak süt üreten bezlerin bir kısmı alınır. Az miktarda meme küçültme yapılmış, süt bezlerinden fazla doku çıkarılmamışsa ameliyat sonrası doğum yapan hastalarda normal veya normale yakın miktarda süt gelebilir. Sütün ne kadar azalacağı, ameliyatta süt bezlerinin ne kadar küçültüldüğüne bağlıdır. Bazı özel durumlarda, ileri derecede büyük göğüslere sahip ve genellikle doğurganlık çağını geçmiş kadınlarda, süt kanallarını koruyan ameliyat şekillerinin uygulanması mümkün olmaz ve bu hastalarda süt kanalları iptal edilir. Bu durumda emzirmek mümkün olmaz.

Estetik meme ameliyatları genel olarak iyi ve kalıcı sonuç veren, kişinin ruh sağlığını düzelten onları yaşama daha bağlı hale getiren bir ameliyattır. Yeni şekillendirilmiş meme uzun süre formunu korur ancak kilo değişiklikleri, gebelik, emzirme ve yerçekimi yine şekil bozukluğuna sebep olabilir.

Daha fazla oku...

Yağ Alma Liposuction

Liposuction, vücudun belli bölgelerindeki yağ birikimlerinin özel bir vakumla veya özel enjektörlerle emilerek, vücuttan yağların uzaklaştırıldığı bir ameliyattır. Bu ameliyatla hacmi artmış, diyet ve egzersize dirençli yağ dokusu vücuttan uzaklaştırılırken, mevcut yağ hücrelerinin sayısı da azaltılmış olur.

Liposuction vücut hatlarını düzeltmek, güzelleştirmek, vücudu şekillendirmek için uygulanan bir yöntemdir. Fazla olan yağların alınmasıyla kişi daha estetik daha ince ve daha zayıf gözükür. Ancak liposuction bir zayıflama ameliyatı değildir. Hastanın dengesini ve vücut fonksiyonlarını bozmadan en fazla 4-5 litre yağ alınabilir. Hastada yağlanma bölgeleri genişse 3-6 ay aralarla tekrar ameliyat yapılabilir.

Liposuction yöntemi ile vücudun her yerinden yağ alınabilir. En sık uygulanan bölgeler karın, bel, göbek, kalça, basenler, gıdı, sırt, bacak, üst kol, meme, uyluk ve diz içleridir. Liposuction işleminden birkaç saat sonra hasta evine gönderilmekte ve bir iki gün içinde işine ve günlük aktivitelerine geri dönebilmektedir.

Daha fazla oku...

Karin Germe Abdominoplasti

Karın germe ameliyatı, karındaki fazla deri ve yağ kitlesinin uzaklaştırılmasını sağlayan bir operasyondur. Bu ameliyat özellikle birkaç kez doğum yapmış, karın bölgesi derisinde çatlaklar oluşmuş ve sarkmış, ve karın kasları zayıflamış kadınlarda son derece faydalıdır. Ayrıca kilo alımı ve ardından zayıflama sonrası karın bölgesinde sarkma olan erkeklerde de iyi sonuç vermektedir.

Karın bölgesinde sadece yağ fazlalığı, sadece deri fazlalığı veya ikisi birden bulunabilir. Ayrıca karın ön duvarını oluşturan kaslarda gevşeklik ve hatta fıtıklaşmalar da bulunabilir, karın derisinde çatlaklar olabilir. Bu deformiteler genellikle diyet ve egzersize cevap vermez ve vücut şekline çirkin bir görünüm verir.

Karın germe ameliyatı ile karın alt derisindeki çatlaklar giderilir ve karın duvarını oluşturan kaslar sıkılaştırılır. Bu işlem bel bölgesine yapılan liposuction (vakumla yağ alma) ile kombine edildiğinde belde anlamlı derecede bir incelme sağlar. Sonuçta vücut şeklinde belirgin bir düzelme oluşur ve estetik olarak çok daha iyi bir görüntü elde edilir. Bu ameliyat dış görünüşü ve özgüvenini artırır.

Karın germe ameliyatının en önemli özelliği, karın bölgesindeki sarkıklığın bir anda gitmesidir. Bu dramatik düzelme hemen kendini gösterecek ve atılan deri ve yağ kütlesi artık bir daha geri gelmeyecektir. Böylece beden ölçüsü kalıcı olarak azalır. Ek olarak karın germe ameliyatları   göğüs estetiği operasyonları, liposcution, bel, kalça, basen ameliyatları ile beraber uygulanabilmektedir.

Karın germe operasyonu ankara

karın germe ankara

ankara estetik cerrah

ankara plastik cerrah

Daha fazla oku...

PCOS Nedir?

Polikistik Over Sendromu (PCOS), yumurtalıklarda çok sayıda yumurta kesesinin ve hatta bazı hallerde kistlerin bulunduğu özel bir durumdur.  Kendisini, uzun aralıklarla adet görme, hatta bazı anne adaylarında ise adet görememe, aşırı kıllanma, sivilcelenme ve kilo artışı şikayetleri ile gösterebilir.

Çocuk sahibi olmak amacıyla, infertilite merkezlerine başvuran kadınlarda en sık karşılaşılan sorunlardan biridir, çünkü bu kadınların yumurtalıklarında düzenli yumurta gelişimi olmamaktadır. Polikistik Over hastalığı bulunan anne adaylarında tüp bebek başarı ihtimali oldukça yüksektir. Buna karşılık OHSS riski artar, bu durum çok dikkatli bir takiple ve bazı kurallara uyarak önlenebilir.

Daha fazla oku...

Endometriozis Nedir?

Endometriozis, rahim duvarı dışındaki alanlarda da, rahim içi dokularının bulunması anlamına gelen kronik bir rahatsızlıktır. En sık yumurtalıklar, rahim dış bağları gibi kalça kemiği çatısı içindeki bölgelerde görülür. En sık belirtileri ağrılı adet görme, ağrılı cinsel ilişki olması, adet düzeni ile ilgisi olmayan bel- kasık ağrıları ve gebe kalamamadır. Bazı kadınlar çok çeşitli ve şiddetli şikayetler yaşarken, bazı kadınlarda hiç belirti vermeyebilir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte hem şikayetlerin şiddeti hem de bu hastalığın tanısının konma şansı artar.

Daha fazla oku...

İrritabl Bağırsak Sendromu

İrritabl bağırsak sendromu, kelimelerin baş harfleri kullanılarak kısaca İBS olarak  bilinir.  Türkçe hassas veya huzursuz bağırsak sendromu olarak  isimlendirilen İBS bağırsaklarda yapısal bir bozukluğun tesbit edilmediği fonksiyonel bir hastalıktır.

Karın ağrısı,  şişkinlik ve dışkılamada düzensizlik en sık rastlanan bulgular olup karın ağrısı defekasyon veya gaz çıkarmakla azalır. Dışkılamada düzensizlik sıklıkla kabızlık şeklinde olmakla birlikte bazı hastalarda ishal, bazı hastalarda da bazen ishal bazen kabızlık şeklinde olabilir.

Genel toplumda her 4-5 kişiden birinde görülen ve modern toplum yaşamı ile birlikte sıklığı artan İBS de neden tam olarak ortaya konulmuş değildir. Genç ve orta yaş grubu kadınlarda daha sık görülmektedir. Mikrobik ishalden sonra ve fazla karbonhidrat ve posa içeren muz, şeftali, meyva suları, bakliyat gibi bazı gıdaların tüketilmesi ile sıklığı artmaktadır. Bağırsak hareketlerinin bozulması, bağırsak içini döşeyen zarın duyarlılığın artması, bağırsak içi yararlı bakterilerin azalıp patolojik olanların artması gibi faktörler hastalığa yol açmaktadır.

Hasta şikayetleri ile çoğu kez teşhis konulmakla birlikte riskli gruplarda veya alarm bulguları dediğimiz makattan kan gelmesi, kilo kaybı, kansızlık, hastalık belirtilerin 50 yaşından sonra ortaya çıkması, iştahsızlık, ciddi ishal veya kabızlık, ailede bağırsak kanseri veya iltihabi bağırsak hastalığı gibi durumlarda ayrıntılı tetkik yapmak gerekir.

İBS’de hassasiyet sadece bağırsaklarda değil, mide boşalmasının gecikmesi sonucu hazımsızlık, mide asidinin yemek borusuna kaçması sonucu reflü gibi sindirim kanalının tümünde vardır. Bazende sindirim sistemi dışında sık idrar yapma, ağrılı idrar yapma, mesanenin tam boşalmaması, ağrılı adet görme, ağrılı cinsel ilişki ve sebepsiz kas ve eklem ağrısına neden olan fibromiyalji  gibi diğer sistem ve organlar ilk ilşikili şikayetler de olabilir.

İshal ile seyreden İBS li hastaların bir kısmında kalın bağırsakların kolonoskopide normal bulunup biyopside iltihabi hücrelerin görüldüğü ve ilaçla tedavisi olanaklı olan  mikroskopik kolit, kollajenöz kolit veya lenfositik kolit olarak adlandırılan hastalık saptanabilmektedir. Bu nedenle ishal ile seyreden İBS li hastalarda kolonoskopi yapılıp normal bile olsa tüm kolon segmentlerinden biyopsi alınmalıdır. Ailesinde çölyak hastalığı olan veya kendisinde demir eksikliği anemisi ile birlikte İBS bulguları olan hastalar çölyak yönünden araştırılmalıdır.

Son zamanlarda İBS ile gıda allerjisi ilişkisi üzerinde durulmakta, bu ilişkiyi ortaya çıkaran bazı  testler yapılarak hastaların bu gıdalardan uzak durması önerilmektedir. Ancak bu test oldukça pahalı olup sosyal güvenlik kurumu tarafından geri ödeme kapsamında değildir. Sonuçlarda bir hayli karmaşıktır ve bilimsel olarak yapılmış çok merkezli tarafsız çalışmalar henüz eksiktir. Pratik hayatta hastaların hangi yiyeceği yediğinde şikayetleri ortaya çıkıyorsa onlardan uzak durması daha uygulanabilir bir yöntemdir.

İBS şikayetler her zaman aynı derecede olmaz. Özellikle stresle ve soğukla arttığı hastalarımız tarafından belirtilmektedir. Aşırı posa bırakan lifli gıdalar kabız kalınmaması için önerilen bir beslenme şekli isede İBS li hastalarda  tersi etki yaratabilmekte ve gaz ve şişkinliği artırmaktadır. Bu nedenle İBS li hastalarda lifli besinleri seçerken daha az posa bırakanları tercih etmeli ve miktarı abartmamalıdır. Aşırı alkol, çay ve kahve tüketimi, bazen süt ve yoğurt, soğuk ve beklemiş gıdalar ile şikayetler artabilmektedir.

İBS de tedavi her hastada aynı olmayıp hastanın ön planda olan şikayetine göre değişmektedir. Tedavide beslenme önerilerini içeren yaşam tarzı değişiklikleri ve kesin bir çözüm getirmesede yararı olabilecek bazı ilaçlarla tedavi söz konusudur.Hastanın doktoruna güven duyması tedavide önemlidir. Sabırla hastayı dinlemek, dikkatli bir fizik muayene ve şikayetlerine önem verildiğini hissettirmek güven duygusunu artırır ve hastayı rahatlatır. İBS bağırsak kanseri ya da yaşamı tehdit edecek daha ciddi bir duruma yol açmaz, hastayı buna ikna etmek gerekir. Gereğinden fazla miktarda ve hızlı yemek yemekten kaçınmak gerekir.

Sağlıklı bir sindirim için mideyi fazla doldurmadan ve besinleri iyice çiğneyerek yavaş yemek gerekir. Akşam yemeği erken saatte ve hafif olmalıdır. Fazla yağlı, nişastalı, baharatlı, sindirimi zor ve fazla posa bırakan yiyeceklerden, şarküteri ürünlerinden, gazlı içeceklerden, meyva sularından, fazla çay, kahve ve alkol tüketmekten,  taze olmayan beklemiş soğuk yiyecekler ve hazır gıdalardan kaçınmalıdır Tencere tipi taze yemek tüketmeye özen gösterilmelidir. Kefir, probiyotik içeren yoğurt veya evde mayalanmış yoğurt bağırsak için yararlı bakteri oranını artırarak özellikle gaz ve kokulu yellenme şikayeti olan hastalarda yararlı olabilir. Bağırsaklarda gazın ilerleyişine engel olup gaz çıkışını zorlaştıracağından beli sıkı ve dar giysile giyilmemelidir.

İlaç tedavisinde bağırsak spasmını çözen ilaçlar, bağırsak hareketlerini düzenleyen veya gazı absorbe eden ilaçlar yada bağırsak içi bakteriler üzerine etkili antibiyotikler kullanılır. İlaç seçimi hastanın önde gelen şikayetine göre yapılır Gaz, şişkinlik ve yellenme şikayeti ön planda olan hastalarda gazı absorbe edeb ilaçlar, antibiyotik ve probiyotikler yararlı olurken kabızlığı ön planda olanlarda bağırsak içinde su ve posa miktarını artıran ilaçlar ya da bağırsak hareketlerini düzenleyiciler, ağrısı ön planda olanlarda spasm çözücü ilaçları seçmek  uygun olacaktır. İlaçlarla tedavi süresi  kesin bir veri olmamakla birlikte 3 ay lık dönemler halinde olabilir. Antibiyotikler 7-10 gün gibi daha kısa süreli kullanılır.

Daha fazla oku...

Gastroskopi

Özofagogastroduodenoskopi (Diğer bilinen isimleri Gastroskopi veya Üst GI endoskopi/ÖGD) yemek borusu, mide ve oniki parmak  bağırsağının bir kısmının ışıklı, esnek, özel bir alet ile  incelenmesidir. Bu sırada ağrıyı önlemek için damardan hastayı rahatlatacak ancak uyanık tutacak miktarda sakinleştirici ve ağrı kesici ilaçlar verilir.

İşlem süresi ortalama 20 dakikadır. ÖGD yapılırken 1-2 mm’ lik küçük parçalar şeklinde biyopsi alınabilir, iğne ile çeşitli ilaçlar verilebilir, polipler polipektomi olarak adlandırılan  yöntemle çıkarılabilir, kanama var ise durdurucu tedavi yapılabilir, darlık var ise genişletilebilir. Bu işlemlerin hiç birisi hasta tarafından hissedilmez, ağrı ya da başka bir rahatsızlığa neden olmaz.

İŞLEME HAZIRLIK
Net görüntü için midenin boş olması gereklidir. Bunun içinde işlemden en az 8 saat önce yeme ve içme sonlandırılmalıdır. Gerektiğinde doktorunuz bu süreyi uzatabilir. Kullandığınız tüm ilaçlar, var ise allerjik bir durum ve mevcut hastalıklarınızdan işlemi yapacak doktor ve endoskopi hemşiresinin haberi olmalıdır. İşleme bir refakatçi eşliğinde gelmelisiniz.

İŞLEMDE NELER YAPILACAK?
Bir sprey sıkılarak boğazınız uyuşturulacak. Damar yolu açılıp serum takılacak, burnunuza oksijen bağlanacak ve işlemin rahat geçmesi, ağrı veya bir rahatsızlık duymamanız için damardan sakinleştirici ve hafif uyku veren ilaçlar yapılacak. İşlem öncesi, işlem sırası ve sonrasında bir süre  tansiyon, nabız ve kan oksijen düzeyiniz monitörden izlenecek.

OLASI KOMPLİKASYON(LAR)
Deneyimli ve konunun uzmanı tarafından yapılan gastroskopi genellikle güvenli bir işlemdir. Komplikasyon dediğimiz işlem sırası veya hemen sonrasında ortaya çıkan işleme bağlıyan etkiler nadirdir, fakat görülebilir. Bu komplikasyonlar işlemin kendisine veya hastanın zaten var olan diğer hastalıklarına bağlı olarak ortaya çıkabilir. Boğaza sıkılan spreye bağlı nefes darlığı, yapılacak ağrı kesici, sakinleştirici ve lokal uyuşturuculara karşı allerjik reaksiyonlar görülebilir.

Çok nadir olmakla birlikte çarpıntı, göğüs ağrısı, kalp ritm bozukluğu ve hatta kalp durmasına bağlı ölüm meydana gelebilir.Fakat bunlar işlemden çok hastanın zaten var olan hastalıkları ile ilgilidir. Bu nedenle işlem öncesi doktor ve hemşireye hastanın bilinen sorunları ile ilgili bilgi verilmelidir. İşleme bağlı nadir de olsa kanama ve delinme görülebilir. İşlem esnasında kanama teşhis edilirse bu kanamayı durdurmak için bazı ilaçlar, elektrik akımı ya da dikiş uygulanarak kanama tedavi edilmeye çalışılır ve bu yöntemlere bağlı kanama, delinme, ateş ve karın zarı iltihabı görülebilir.

İşlem sırasından yemek borusu veya mide çıkışında darlık görülürse buji veya balon ile darlık genişletilebilir ve bu işleme bağlı kanama ve yırtılma görülebilir.  Yemek borusunda varis var ve bunlardan kanama olmuşsa varisler lastik bantla bağlanabilir. İşlem ağrısızdır, işlemden sonra göğüs ağrısı veya nadirde olsa kanama olabilir. Kanama veya delinme olduğunda tekrar endoskopi, endoskopik tedavi yada acil ameliyat gerekebilir, kan transfüzyonu yapılabilir.

TANI İÇİN ALTERNATİF YÖNTEMLER
Baryumlu özofagus, mide ve duodenum grafisi çekilebilir. Ancak biyopsi alınamaz veya tedavi edici başka bir işlem yapılamaz. Bazen gerekli durumlarda gastroskopiden önce doktorunuz bu grafiyi çektirebilir.

İŞLEM SONRASI
İşlemden sonra sakinleştirici ve ağrı kesici ilaçların etkisi geçinceye kadar hasta gözlemde tutulur. Sonrasında bir refakatçi eşliğinde eve gidebilir. İşlem sonrası 1-2 saat içinde boğazınızdaki uyuşukluk geçer ve aksi söylenmediği takdirde normal yemeğinizi yiyebilir var ise ilaçlarınızı kullanabilirsiniz. Mide ve karın bölgesinde 1-2 gün  ağrı ve  şişlik olabilir, genellikle kendiliğinden veya basit ağrı kesiciler ile geçer. Birkaç gün boğazınıda rahatsızlık olabilir ve kendiliğinden geçer. İşlemden  sonra doktorunuz sonuç ile ilgili size bilgi  ve bulguları gösteren rapor verecektir, raporunuzu almayı unutmayınız. Biyopsi alındı ise sonuçlanması birkaç gün sürebilir.

ÖNEMLİ

  • HAMİLE İSENİZ YA DA HAMİLE OLMA OLASILIĞINIZ VARSA MUTLAKA BİLDİRİNİZ.
  • KAN SULANDIRICI İLAÇLAR (ASPİRİN VE TÜREVLERİ; PYLAVİX, COUMADİN GİBİ) KULLANIYORSANIZ MUTLAKA BİLDİRİNİZ. Kan sulandırıcı ilaçlar işlemden 1 hafta önce kesilmelidir. İlacınızı kesmeden önce mutlaka hekiminizden onay alın.
  • HERHANGİ BİR MADDEYE KARŞI AŞIRI DUYARLIĞINIZ (ALLERJİ) VARSA MUTLAKA BİLDİRİNİZ

Randevu alırken mevcut hastalıklarınızı belirtin, (şeker hastalığı, protez kalp kapağı, kalp yetmezliği, damar sertliği, astım, ilaç allerjisi, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı, kan hastalıkları, göz tansiyonu gibi).

Gastroskopi işlemine, yalnız gelmeyin, İşlemden sonra en az 6 saat araç kullanılamaz, dikkat gerektiren işler yapılamaz.
İşlemden sonraki 10 gün içinde şiddetli karın ağrısı, ateş, kusma, şişkinlik gibi şikayetler olduğunda hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanız önemle hatırlatılır.

Daha fazla oku...

Kolonoskopi

Kolonoskopi; kalın bağırsağın ışıklı, esnek, özel bir alet ile kısmen ya da tamamen incelenmesidir. Bu sırada ağrıyı önlemek için damardan hastayı rahatlatacak ancak uyanık tutacak miktarda sakinleştirici ve ağrı kesici ilaçlar verilir. İşlem süresi barsak temizliğinin yeterliliğine, hastalık türüne, barsak yapısına göre değişiklik gösterir, ortalama süre 20 dakika -1 saattir.      Kolonoskopi yapılırken barsaktan 1-2 mm’ lik küçük parçalar alınabilir, iğne ile çeşitli ilaçlar verilebilir, polipler polipektomi olarak adlandırılan  yöntemle çıkarılabilir. Bu işlemlerin hiç birisi hasta tarafından hissedilmez, ağrı ya da başka bir rahatsızlığa neden olmaz.

İŞLEME HAZIRLIK
Kolonoskopide yeterli ve ayrıntılı bir inceleme için, kalınbağırsakta hiç dışkı kalmaması gerekir. Az miktardaki dışkı kalıntısı bile bağırsağın sonuna kadar ulaşılmasına ve değerlendirilmesine engel olur. İyi bir hazırlık yapıp hızlı sonuç almak için lütfen açıklamaları okuyun, önerilen diyete uyun, ilaçları tarif edildiği gibi kullanın.

1) SIVI DİYET

  • Randevu gününden 3 gün önce sabahtan başlayıp işlemden 2 saat öncesine kadar uygulanır.
  • İşlemden 3 gün önce sabahtan itibaren katı besinlerle içinde tane ve posa olan sıvı besinler yenilmez.
  • Kayısı ve şeftali suyu gibi koyu kıvamlı meyve suları, ayran, süt, çorba gibi berrak olmayan sıvılar içilmez.

DİYETTE İÇİLEBİLECEK SIVILAR:
Su, çay, ıhlamur, bitki çayları, tanesiz komposto suyu, süzülmüş et ve tavuk suyu, vişne suyu, elma suyu, gazozlar, şekerli su.. İçilmesi önerilen sıvı miktarı en az 3 litredir.

Bağırsağı boşaltmak için hangi ilacı kullanırsanız kullanın uyulması gereken sıvı diyet aynıdır

NOT: KOLONOSKOPİ VE GASTROSKOPİ BİRLİKTE YAPILACAKSA İŞLEMDEN 4 SAAT ÖNCE SIVI İÇMEYİ KESİN

OLASI KOMPLİKASYON(LAR)

Yapılacak ağrı kesici, sakinleştirici, spazm giderici ve lokal uyuşturuculara karşı allerjik reaksiyonlar; kolonoskopiye bağlı  bağırsak duvarında ya da asıcı zarlarında (mezenter) yırtılma; dalak, karaciğer gibi karın içi organlarında yırtılma, biyopsi yerinden kanama, polipektomi yerinden kanama veya delinme (hemen olabileceği gibi günler sonra da ortaya çıkabilir), polipektomi sırasında kullanılan aletlerin içeride takılması. Tüm bu komplikasyonlar için hastanede yatış, acil ameliyat, kan transfüzyonu ve tekrar kolonoskpi gerekebilir.

Polipler özelliklede küçük olanlar %5-10 oranında gözden kaçabilir, nadiren kolon kanseri de gözden kaçırılabilir. Kalın bağırsak yırtılması 1000 kolonoskOpide 1 görülür. Kanama polipektomiye bağlı olarak daha sık meydana gelir, hatta işlemden 2 hafta sonraya kadar da görülebilir.

Tüm bu komplikasyonlar acil ameliyat gerektirebilirler ve 1000 de birin altında ölüm riski taşırlar. Myokard infarktüsü, solunum zorluğu ve kalp durması gibi diğer ölümcül komplikasyonlrda nadir de olsa görülebilir. Kolonoskopi ile kalın bağırsak kanser gelişmeyeceğini garanti etmez. Fakat poliplerin çıkartılması ile gelecekte oluşacak kalın bağırsak kanser riski azaltılabilir.

TANI İÇİN ALTERNATİF YÖNTEMLER

Çift kontrastlı kolon grafisi veya sanal kolonoskopi yapılabilir. Ancak bu yöntemlerle biyopsi alınamaz, polip çıkartılamaz ve bağırsak içini örten zarın hastalıkları ve küçük polipler tam olarak görülemez.

İŞLEM SONRASI
İşlemden sonra 1-2 gün süreli karın ağrısı ve karın şişliği olabilir, genellikle kendiliğinden veya basit ağrı kesiciler ile geçer.

ÖNEMLİ

  • HAMİLE İSENİZ YA DA HAMİLE OLMA OLASILIĞINIZ VARSA MUTLAKA BİLDİRİNİZ.
  • KAN SULANDIRICI İLAÇLAR (ASPİRİN VE TÜREVLERİ; PYLAVİX, COUMADİN GİBİ) KULLANIYORSANIZ MUTLAKA BİLDİRİNİZ. Kan sulandırıcı ilaçlar işlemden 1 hafta önce kesilmelidir. İlacınızı kesmeden önce mutlaka hekiminizden onay alın.
  • HERHANGİ BİR MADDEYE KARŞI AŞIRI DUYARLIĞINIZ (ALLERJİ) VARSA MUTLAKA BİLDİRİNİZ

Randevu alırken mevcut hastalıklarınızı belirtin, (şeker hastalığı, protez kalp kapağı, kalp yetmezliği, damar sertliği, astım, ilaç allerjisi, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı, kan hastalıkları, göz tansiyonu gibi). Kolonoskopi işlemine, yalnız gelmeyin, İşlemden sonra en az 6 saat araç kullanılamaz, dikkat gerektiren işler yapılamaz. İşlemden sonraki 10 gün içinde şiddetli karın ağrısı, ateş, kusma, şişkinlik gibi şikayetler olduğunda hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanız önemle hatırlatılır.

Daha fazla oku...