endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları

1 Ay Boyunca Oruç Tutulduğunda Vücutta Neler Oluyor?

11 ayın sultanı Ramazan ayı geldi. Sahur sofraları kurulacak, evin babası işten gelip televizyon başında Akşam Ezanı’nın okunmasını bekleyecek. Hurmalar yenecek ve iftarlar açılacak. Peki, Ramazan Bayramı’na kadar uzanan bu süreçte vücudumuzda neler olacak?

 

İlk 3 Gün

İnsan vücudunun oruç tuttuğunu idrak etmesi, sahurda yediği yemekten tam 8 saat sonra başlıyor. Yani oruçla ilgili açlık ve stres hissi bu raddede başlıyor. Nitekim 8. saat sonunda vücudunuz yediğiniz bütün besini sindirmiş olacak. Burada susuzluk ve sigara gibi alışkanlıkların yarattığı etkiyi elbette işin içine katmıyoruz. 8. saatten sonra, vücudunuz enerji ihtiyacını karaciğerdeki ve kaslardaki glikozdan karşılıyor. Glikoz da sona erdiğinde, enerji kaynağı üretmek için yağlara yönelecek olan vücudunuz yavaş yavaş yağlardan arınır hale geliyor.

 

3. ve 7. Gün Arası

Vücudun oruca alışmaya başladığı sürece geldik. Bu aşamada dikkat edilmesi gereken şey, sahurda karbonhidrat bazlı yiyeceklere yönelmek ve protein, tuz ve su gibi besinleri vücudun ihtiyacı oranında tüketmek olacaktır.

 

8. ve 15. Gün Arası

Vücudun artık oruç düzeninizi fark ettiği ve kurduğunuz bu yemek yeme periyodunu anlamaya başladığı döneme girdik. Endokrin Uzmanı Dr. Fatma Sağlam, bu süreçle ilgili şunları söylüyor: “Gündelik hayatta çok daha fazla kalorili gıda alıyoruz ve vücudumuz hastalıkları atlatmak gibi önemli görevleri yerine getiremez oluyor. Oruç sırasında bu durum yeniden dengeleniyor. Vücut yeniden daha önemli fonksiyonlarına odaklanıyor, enfeksiyonlarla savaşması ve hastalıklardan iyileşmesi de kolaylaşıyor.”

 

16. ve 30. Gün Arası

Ramazan ayının son dönemi ise vücudunuzun ‘detoks’ sürecine girdiği evre oluyor. Organlar daha önce olduğu gibi maksimum kapasiteyle çalışmaya tekrardan başlıyor. Hafıza, konsantrasyon ve stres seviyeniz normale dönüyor ve vücut toksinlerden arınmaya başlıyor.

Ramazan vücudumuz için olumlu mu oluyor olumsuz mu, Dr. Fatma Sağlam bu konuda şöyle konuşuyor: “Oruç tutmak neyi ne zaman yediğimize odaklanmamızı sağladığı için sağlığa faydalı ama bir aylık dönemi uzatıp günbegün oruç tutulmasını önermiyoruz.”

Daha fazla oku...

Obezite Testlerinizi Yaptırdınız mı?

Obezite testlerinizi yaptırmadan diyet uygulamayın
Obezite yönetiminde  ilk adım obezitenin nedenini bulmaktır.
Hormonal ve metabolik nedenler obezitenin nedeni olabilir ve diyet tedavisi bu durumlarda başarısız kalabilir.
Obezite sadece şişmanlık değildir.
Metabolik sendrom, kardiyovasküler hastalık, eklem rahatsızlıkları, uyku bozuklukları, reflü hastalığı, safra kesesi taşı, depresyon, solunum bozuklukları, varis, polikistik over sendromu gibi bir çok hastalığa neden olabilir.
Obezitenin  nedenlerinin araştırılması ve beraberindeki hastalıkların ortaya çıkartılması için mutlaka deneyimli bir hekim tarafından değerlendirmelisiniz.
Unutmayın,  obezite sadece şişmanlık değildir.
Daha fazla oku...

Karaciğer Yağlanması

Karaciğer Yağlanması, tip 2 diyabetle birlikte sık görülen ve karaciğer enzimlerinin yüksekliği ileseyreden bir hastalıktır. Karaciğer enzim yüksekliği yapabilen diğer nedenler dışlandıktan sonra bu tanı düşünülmelidir.

Karaciğer Yağlanmasının Belirtileri

Çoğu hastada hiç bir şikayet yoktur. Fakat bunun yanında genel halsizlik, yorgunluk, bulantı, karında rahatsızlık hissi, ve karın sağ üst kısmında karaciğer yerleşim yerinde ağrı şikayetleri olabilir.
Hekim muayene esnasında karın içinde asit, cillte spider anjiom denilen kırmızı lekeler, avuç içinde kızarıklık (palmar eritem), karaciğer büyümesi ve sarılık tespit edebilir.

Karaciğer Yağlanması Teşhisi

Yağlı karaciğer teşhisi koymak için bir takım kan testleri, biyomarkerlar, görüntüleme yöntemleri (ultrasonografi, tomografi, MR) kullanılır. laboratuvar tetkiki olarak karaciğer enzimleri (ALT,AST, ALP,GGT)’nde yükseklik tespit edilebilir. fakat karaciğer enzimleri normal de olabilir. Hastalığı teşhis eden kesin bulgular karaciğer biyopsisi ile konmakla birlikte hastalara nadiren biyopsi yapılır. Bunların yanısıra hipertansiyon varlığı, tek başına ALT yüksekliği ve insulin direnci tespit edilmesi de yağlı karaciğer hastalığı teşhisini kuvvetlendirir.
Yağlı karaciğer ve tip 2 birlikteliği sık görülür çünkü her iki hastalıkta da vücudda yağ (adipozit) doku artışı ve insülin direnci bulguları vardır. tip 2 diyabet hastalarının yaklaşık %15’inda yağlı karaciğer görülmektedir. Yağlı karaciğer hastalığı ise %60 oranında Tip 2 diyabette görülür.
Yağlı karaciğer hastalığı tespit edildiğinde hasta obez ya da fazla kilolu ise mutlaka kilo vermesi önerilir. Bunu için sağlıklı beslenme, porsiyon kontrolü ve fiziksel aktivite önemlidir. vücud ağırlığının %3-5’inin kaybedilmesi karaciğerdeki yağlanmayı azaltır, insulin direncini azaltır maalesef günümüzde yağlı karaciğeri tamamen tedavi eden bir ilaç olmamakla birlirkte vitamin E, pioglıtazon gibi ilaçların yağlı karaciere faydalı etkileri vardır, en iyisi yağlı karaciğeriniz varsa siz bugünden başlayarak hayatınızı değiştirmeye başlayın. Ne mi yapın,
yürüyün, koşun spor yapın, sağlıklı yiyeceklerle beslenin, ideal kilonuza kavuşmak için, bol bol su için, aşırı yağlı yiyeceklerden kaçının, az ve sık sık beslenin..Kendinize ve karaciğerinize değer verin.

Doktorumuz

Daha fazla oku...