Genel Cerrahi

Sağlık Sözlüğü

Sağlık Sözlüğü

Check Up Terimleri

Adrenalin Epinefrin olarak da bilinen, böbrek üstü bezlerinin iç kısımlarından salgılanan endokrin hormonu. Salgılandığı durumlarda, kalp atış hızı artar, kan basıncı yükselir, göz bebekleri büyür, kan şekeri yükselir. Tıp biliminde adrenalin, anaflaktik şok, alerjik reaksiyonlar, astım, göz tansiyonu ve kalp durması gibi durumlarda kullanılır.

Agorafobi Kontrol edilemeyen yalnız kalma korkusu.

Akne Derinin çeşitli bölgelerinde, yağ bezleriyle alakalı kronik bir deri hastalığıdır. 14-20 yaş aralığında sıkça görünen sivilce ve siyah noktalar, bazen psikolojik rahatsızlıklara neden olabilir.

Alerji Vücudun, normalde zararlı olmayan bazı maddelere karşı hassasiyet göstermesi durumudur, aynı zamanda aşırı duyarlılık olarak da bilinir. Belirtileri genelde, astım, kaşıntı, öksürük, nefes darlığı, burun tıkanıklığı, hapşırma, burun akıntısı, göz kızarması şeklindedir.

Anal fissür Dışkılama sırasında zorlanma sonucu oluşan, makat bölgesindeki yırtık veya çatlaklardır. Bunun yanı sıra, bağırsak iltihabı, uzun süren kabızlık, ishal, hamilelik gibi nedenlerle de oluşabilir.

Anemi Kanda bulunan ve dokulara oksijen, solunum organına ise karbondioksit taşıyan bir protein olan hemoglobinin normalden az olmasından dolayı oluşan bir rahatsızlıktır, Kansızlık olarak da bilinir.

Anestezi Cerrahi operasyonlardan önce hastaya uygulanan, operasyon sırasında hastanın ağrı hissetmemesi için, vücudun tümü ya da bir bölümünü ağrıya duyarsız hale getirmek için kullanılan iğne ya da gaz şeklindeki anesteziklerin uygulanmasıdır.

Anjiyo Kalp, atardamar ve toplardamarın iç kısımlarını görüntüleme metodudur. Damar sertliği, tıkanıklık, daralma gibi hayati önem taşıyan hastalıkları teşhis amaçlı kullanılır.

Aort İnsan vücudunun ana atar damarıdır. Oksijenlenmiş kanının vücudun dokularına dağılmasında rol oynar. Kalbin sol ventrikülünden(karıncığından), karnın alt kısmına doğru devam eder daha sonra başka atar damarlara dallara ayrılır.

Apandisit Kör bağırsak denilen kalın bağırsak üzerinde bulunan ucu kapalı tüp şeklindeki apandisin iltihaplanmasıdır. Karın ağrısı ve mide bulantısı şeklinde belirtileri vardır.

Artrit Eklem yüzeylerini çevreleyen sinovyum denilen zarların iltihaplanmasıdır. Mikrobik olmayan bu iltihaplanma, eklem ağrılarının başlıca nedenidir.

Artroskopi Diz, omuz, bilek, dirsek ve kalça gibi eklemlerde oluşan düzensizlikler, kireçlenme, bağ yırtılmaları, eklem kıkırdak hasarı, iltihaplanma, serbest cisimlerin çıkarılması gibi durumlarda tanı ve tedavi amacıyla yapılan bir mikro cerrahi uygulamasıdır.

Astım Solunum yollarının mukoza ödemi ile tıkanması, ve bu sayede nefes alımının zorlaşmasıdır. Genellikle, alerjik reaksiyonlar ve çevresel faktörler sonucunda öksürük ve nefes darlığıyla belli olur.

Bağışıklık Mikroorganizmalara karşı vücudun gösterdiği dirençtir. Aynı zamanda immünite olarak da bilinir. Aktif ve pasif olmak üzere 2 çeşit immünite vardır. Aktif immünite, hastalığın geçirilmiş olmasıyla edinilen bağışıklıktır, Pasif immünite ise, aşılar ile oluşturulabilinen, vücut savunmasını harekete geçirecek şekilde mikroorganizmanın zayıflatılarak vücuda verilmesidir.

Bakteri Virüslerden büyük, mantarlardan küçük olan tek hücreli organizmalardır. Zararlı, zararsız ve faydalı türleri vardır.

Baş dönmesi Kişinin etrafındaki cisimlerin boşlukta hareket ettiğinden şikayet etmesi durumudur, Tıp dilinde vertigo diye bilinen bu hastalık genel olarak, kulak ağrısı, ilaç zehirlenmesi, göz hastalıkları, hava değişimleri, yüksek ve düşük tansiyon, kan hastalıkları, beyin hastalıkları gibi rahatsızlık durumlarında ortaya çıkar.

Benin İyi huylu tümörler için kullanılan bir tabirdir. Bu tümörler bulundukları hücrede kalırlar ve dağılım göstermezler.

Bel soğukluğu Döl ve idrar yollarında görülen ve diğer organlara yayılarak kısırlığa neden olabilecek, cinsel yolla bulaşan bakteriyel bir hastalıktır. Tıp dilinde gonore olarak bilinir.

Biopsi Şüpheli bir dokudan, muayene amaçlı küçük bir parça alınması işlemidir.

Boğaz iltihabı Nezle, grip, zararlı madde tüketimi ve sinüzit gibi durumlarda ortaya çıkan, tıp dilinde farenjit olarak bilinen rahatsızlıktır.

Bronkoskopi Bir tüp aracılığıyla doğrudan soluk borusu ve bronşları incelemeye yarayan tekniktir. Bunun yanı sıra, incelenmek üzere parça alımı ve yabancı cisim çıkartılması gibi durumlarda da kullanılabilir.

Bronşit Akciğere bağlanan solunum yollarının iç kısımlarını oluşturan zarların iltihaplanmasıdır.

Depresyon Duygusal ve zihinsel olarak kişinin kendini kötü hissetmesi durumudur. Genellikle mutsuzluk, karamsarlık ve ümitsizlikle kendini belli eder.

Dermatoloji Cilt hastalıkları ile ilgilenen bilim dalı.

Eforlu EKG Damar tıkanması, daralması, kalp krizi ve egzersiz ile ortaya çıkabilecek olan ritim bozukluklarını tespit etmekte kullanılan bir yöntemdir.

Egzama Derideki çatlama, şişme, kızarma, pullanma ve kaşıntı gibi durumlara verilen isimdir. Tıp dilinde dermatit olarak bilinen egzamanın akut, kronik, kuru ve yaş gibi çeşitleri mevcuttur.

Ekokardiografi Ses dalgaları yardımıyla, kalbin iç yapısı, kapak fonksiyonları ve çalışma durumunun incelenmesi metodudur.

Enfarktüs Kalpteki ana atar damarlardan birinin, kan pıhtısı ya da aterom(yağ plağı) plağı sonucu oluşan tıkanmanın neden olduğu doku ölümüdür.

Enfeksiyon Virüs, bakteri ve mantarların neden olduğu hastalıklardır. Bu hastalıklar, canlılar arası ve doğadan geçişlerle bulaşabilirler.

Fıtık Bir organın, vücudun zayıf bir alanından dışarı doğru çıkmasıyla beraber, anatomik yapıda gerçekleşen bozukluktur.

Fobi Yaşamı olumsuz yönde etkileyebilecek durum, nesne ve canlıya karşı duyulan içgüdüsel korku ve kaçınma isteğidir.

Gaita testi Bağırsaklarda bulunan ve enfeksiyon yapıcı bakterileri incelemek için gaita (dışkı) örneğinin, incelenerek analiz edilmesidir.

Gastrit Midenin iltihaplanması durumudur.

Genital Herpes Herpes simplex diye adlandırılan virüsün neden olduğu, cinsel yolla bulaşabilen bir enfeksiyondur. Genellikle genital bölgede küçük yaralar halinde belirti verir.

Guatr Boynun ön tarafında bulunan tiroid bezinin, kanser veya iltihaplanma olmadan büyümesidir. Genellikle kalp çarpıntısı, titreme, bulantı, gözlerde şişme ile karakterizedir.

Halluks valgus Ayak başparmağının, anatomik bozukluk sonucu dışa doğru çıkıntı ve şişlik yapmasıdır.

Haşimato tiroidi Vücudun savunma mekanizmasını sağlayan hücrelerin, tiroid hücrelerine karşı tepki vermesidir. Kadınlar, erkeklere göre daha büyük risk taşımaktalardır. Yorgunluk, saç dökülmesi, el ve yüzde şişme, kabızlık ve adet düzensizliği gibi belirtileri vardır.

HPV (insan papilloma virüsü) Mukoza ve derideki epitel hücreleri etkileyen ve cinsel yolla bulaşabilen bir DNA virüsüdür. Mukozal bölgelerdeki tutumuyla beraber, birçok kanser türüne neden olabilmektedir.

İmplant İşlevini yitirmiş, yetersiz, eksik veya hasarlı olan, diş, kemik, eklem gibi vücut bölümlerine yerleştirilen yapay cisimdir.

İnfertilite (kısırlık) Bireyin, geçirmiş olduğu hastalık, tıbbi nedenler, kullanılmış ilaçlar gibi faktörlere bağlı olarak, üreme yetisinin olmamasıdır.

Kangren Dokuları besleyen damarların tıkanmasından dolayı, dokuların yeterli beslenememesi ve ölümüdür.

Kanser Vücut hücrelerinin, DNA yapısının bozulmasına bağlı olarak anormal ve kontrolsüz şekilde çoğalmasıdır.

Katarakt Göz bebeğindeki lensin saydamlığını kaybederek opak bir hal alması sonucu oluşan görme bozukluğudur. Doğum, yaş, kullanılan ilaçlar ve metabolik hastalıklar sonucu ortaya çıkabilir.

Karpal Tünel Sendromu Ele doğru uzanan medyan sinirin, bilek ile avuç içi arasında kalan karpal tünellere sıkışmasıdır. Ağrı, karıncalanma, uyuşma gibi belirtileri vardır.

Kemoterapi Genellikle kanser hastalığını kimyasal ilaçlarla tedavi etmeye yarayan, anti kanser ilaçlar olarak da bilinen tedavi yöntemidir.

Kifoz Halk arasında kamburluk olarak bilinen önemli bir omurga bozukluğudur. Bel ve sırt ağrıları gibi belirtileri vardır.

Kist Vücudun her tarafında oluşabilecek, içi su dolu etrafı zar veya kabuk ile çevrili olan oluşumlardır.

KOAH – Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı: Kesik nefes, öksürük ve balgam ile belirti veren, Akciğerlere giden hava yollarının daralması sonucu oluşan kronik hastalıktır. Sigara, hava kirliliği, bazı mesleki hastalıklar, genetik yatkınlık gibi faktörler, KOAH nedeni olabilir.

Koksiks kırığı Düşme, zorlama gibi bir durumlar sonucunda, omurga kolonunun son halkası olan, halk arasında kuyruk sokumu kemiği olarak bilinen kemiğin kırılmasıdır.

Kolesterol Hayvan ve bitki gibi canlıların dokularında ve kan plazmasında bulunan, vücuda alımı söz konusu olduğunda, yıkılımı karaciğer tarafından yapılan bir tür steroldür (yağ asididir).

Kolera Bakteriyel enfeksiyonların neden olduğu, şiddetli su kaybı ve ishal ile seyreden bir bağırsak enfeksiyonudur.

Konstipasyon (Kabızlık) Bağırsaklardaki hareketlerin yetersiz veya tıkayıcı olması sonucunda oluşan boşaltım güçlüğüdür. Genellikle dışkıda incelme, seyrek ve ağrılı dışkılama şeklinde belirtiler gösterir.

Kolostomi – ileostomi Kalın ve ince bağırsağın, çeşitli sebepler ile, ameliyatla karın duvarından dışarı açılması ve dışkılamanın torbaya dolmasını sağlamak için yapılan işlemdir.

Lordoz Bel bölgesindeki omurlarının içe doğru çukur yaparak, karın duvarına yaklaşmasıdır. Bel ve sırt ağrısı ile belirti verir.

Lösemi Kemik iliğinde üretilen beyaz kan hücrelerinin, normalden fazla çoğalması durumudur. İleri safhada çoğalmış hücreler, normal ilik hücrelerinin yerine geçerek, ilik hasarı meydana getirir.

Malign Sınırları belli olmayan ve etrafındaki birçok hücreye yapışık halde bulunan kötü huylu tümörlerdir. Kan veya lenf sistemini kullanarak vücudun çeşitli bölgelerine yayılım gösterebilir. Bu duruma metastaz denir.

Mamografi Meme hücrelerinde düzensiz bir çoğalma, tümör, kist gibi oluşumları tespit için kullanılan bir tetkiktir. Kadınlarda, 40 yaş ve sonrasında, yılda en az 1 kez yaptırılması gerekir.

Melanoma Koyu renkli bir pigment olan melanin üreten, kötü huylu bir tümördür. Deri, bağırsak, göz, beyin gibi vücudun birçok bölgesinde bulunabilirler.

Menopoz Genellikle 45-50 yaş arası kadınlarda adet (menstrüasyon) ve üreme fonksiyonlarının sona ermesidir.

Menenjit Bakteriyel, viral, ve ilaçlara bağlı olarak, beyni ve omuriliği saran zarların iltihaplanmasıdır.

Meniere hastalığı Kulak içindeki sıvının, çeşitli nedenlerle artması veya azalması ile ortaya çıkan, işitme kaybı ve denge bozukluğu ile belirti veren bir hastalıktır.

Narkoz Ameliyat öncesi hastaya uygulanan narkotik ilaçlardır. Bu sayede hasta ameliyat esnasında ağrı hissetmez.

Ortodonti Alt ve üst çenedeki dişlerin olması gereken anatomik konumundan farklı olduğu durumlar ile ilgilenen diş hekimliği dalıdır.

Osteoporoz (Kemik erimesi) Kemik yapısında önemli rol oynayan protein örgüsünün bozulması sonucunda, kemiklerin zayıflayarak kolay kırılabilmesidir.

Ödem Kalp, böbrek ve bazı travmalar ve alerjik reaksiyonlardan dolayı, vücudun bazı bölgelerinde anormal derecede sıvı birikmesidir.

Parkinson Kaslarda hissedilen sertlikle beraber hastada titreme ve sarsılmaların görüldüğü, sinir sistemi ile ilgili bir hastalıktır.

Polip Genital bölge, solunum sistemi, gırtlak, mide, bağırsak gibi vücudun çeşitli yerindeki organların epitel doku ve mukozasında oluşan iyi huylu tümörlerdir.

Prostat Erkeklerde idrar yolunun başlangıcında, idrar kesesinin alt kısımlarında bulunan bir bezdir.

Reflü Mide asidi ve içindekilerin yemek borusuna geri gelmesi durumuna denir. Boğaz rahatsızlıkları, şişkinlik, göğüs ağrısı, yutma güçlüğü gibi belirtileri vardır.

Romatizma Eklemleri, kasları, sinir uçlarını etkileyen hastalıklardır.

Skolyoz Omurganın yanlara doğru eğilmesi durumudur. Sırt ve bel ağrısı, nefes darlığı, omuz-kalça simetrisinin bozulması, yorgunluk gibi belirtileri vardır.

Sinüzit Yüzün sinüs bölgesindeki kemiklerin iç taraflarında bulunan mukoza tabakasının iltihaplanarak, boşlukları doldurması.

Stent Vücutta akışı bulunan üriner sistem, koroner damarlar ve diğer damar sistemilerindeki bölgelerde daralmayı önlemek amacıyla, daralmanın olduğu yere yerleştirilen tüptür.

Şeker hastalığı (diyabet) Pankreasın beta hücrelerinden salgılanan ve şeker metabolizması ile görevli insülin hormonunun salgılanmaması, yetersiz salgılanması ya da işlevini gerçekleştirememesi ile karakterize metabolik bir hastalıktır. Tıp dilinde diyabet olarak adlandırılır.

Şizofreni Hastanın, gerçeklerden uzaklaşarak kendi dünyasında yaşadığı, zaman zaman nöbetleri olan, düşünme, davranış, ve duyularla alakalı, halüsinasyonun eşlik ettiği, tedavide süreklilik gerektiren önemli bir ruhsal bozukluktur.

Ultrasonografi Ses dalgalarını teşhis amaçlı kullanılan görüntüleme metodudur.

Ülser Ciltte veya mukoza tabakasındaki yapının bozulmasıyla oluşan ve diğer hücreleri etkileyebilen yara. Midede olduğunda mide ülseri olarak bilinir.

Vitiligo Cilde rengini veren melanositlerin kısıtlanması sonucu oluşan bir deri hastalığıdır. Genellikle melanositlerin kısıtlandığı bölgelerde beyaz leke şeklinde kendini gösterir.

Daha fazla oku...

Safra kesesi taşı ameliyatı

Safra kesesi ameliyatı, orta, şiddetli ağrıya ve diğer semptomlara neden olan safra taşları için tercih edilen yöntemdir.

Safra kesesi çıkarıldıktan sonra semptomlar genellikle geri dönmez . Az sayıda  safra taşlarının komplikasyonlarını önlemek için ameliyat yapılabilir .

Safra kesesini temizlemek için laparoskopik cerrahi genellikle en iyi yöntemdir. Açık safra kesesi ameliyatı daha uzun bir iyileşme süresi gerektirir ve daha fazla ağrıya neden olur.

Laparoskopik safra kesesi ameliyatı , safra kesesini çıkarmak için yapılan en yaygın ameliyattır. Ameliyatta doktor ışıklı bir görüntüleme cihazı da içine laparoskop ve cerrahi aletler ile karın bölgesinde bir kaç küçük kesik ile işlem tamamlanır. Bu tür bir ameliyat çok güvenlidir ve hastaları genellikle bir hafta içinde işe ya da normal rutinlerine dönebilirler.

Açık safra kesesi ameliyatı , safra kesesinin çıkarıldığı daha büyük bir kesik içerir. Laparoskopik cerrahi bir seçenek değilse veya laparoskopik cerrahi sırasında komplikasyonlar görüldüğünde yapılabilir. Çoğu açık cerrahi, laparoskopik kolesistektomi denedikten sonra gerçekleşir . Kan iyi pıhtılaşmıyorsa, anatomi normal değilse veya önceki cerrahiden çok fazla yara izi varsa, açık safra kesesi ameliyatı tercih olarak görülmeyebilir.

Daha fazla oku...

Safra Kesesi Taşı Nedir?

Safra kesesi taşları söylendiği üzere birer taş değillerdir, Karaciğer altında küçük bir organ olan safra kesesinde oluşan katı maddelerdir.

Bazen safra kesesi yolunuz tıkanana kadar safra keseniz de taş olduğunu bilemeyebilirsiniz; bu da hemen tedavi edilmesi gereken bir ağrıya yol açar.

Türleri

İki ana çeşidi vardır.

  1. Kolesterol taşları:  Bunlar genellikle sarı-yeşil renktedir. Safra taşlarının % 80’ini oluşturan en yaygın türleridir.
  2. Pigment taşları:  Bu taşlar daha küçük ve daha koyudur. Bunlar safradaki fazla bilirubin içeriğinden oluşur
Daha fazla oku...

Safra kesesi taşı ve tedavisi

Safra kesesi taşları, safra kesenizde oluşabilecek sertleşmiş sindirim sıvıları birikintisidir. Safra keseniz, karnınızın sağ tarafında, karaciğerinizin hemen altında küçük ve armut şeklinde bir organdır. Safra kesesi safra denilen, ince bağırsağınıza salınan bir sindirim sıvısını tutmaktadır.

Safra taşları, bir kum tanesi kadar küçükten bir golf topuna kadar geniş bir büyüklüğe sahip olabilir. Bazı insanlar sadece bir safra taşı geliştirirken diğerleri aynı anda birçok safra taşı geliştirebilirler.

Safra taşlarından semptomlar yaşayan insanlar genellikle safra kesesi ameliyatı gerektirir. Hiçbir belirti ve bulguya neden olmayan safra taşları genellikle tedaviye ihtiyaç duymazlar.

 

Safra Kesesi Taşları

Safra kesesi taşı belirtileri

Safra taşları belirti veya bulguya neden olabilir. Bir safra taşı bir kanala yerleşir ve tıkanmaya neden olursa, ortaya çıkan bulgular ve belirtiler arasında şunlar olabilir:

  • Karnınızın sağ üst kısmında ani ve hızla yoğunlaşan ağrı
  • Karın merkezinde ani ve hızlı yoğunlaşan ağrı (göğüs kemiğinizin hemen altında)
  • Omuz bıçakları arasındaki sırt ağrısı
  • Sağ omuz ağrısı
  • Mide bulantısı veya kusma

Safra taşı ağrısı birkaç dakika ile birkaç saate kadar sürebilir.

Ne zaman doktora gitmelisiniz

Sizi endişelendiren herhangi bir bulgu veya belirtiniz varsa doktorunuzla randevu alın.

Randevu Al

Aşağıdakiler gibi ciddi bir safra taşı komplikasyonunun bulgu ve semptomlarını geliştirirseniz derhal doktora başvurun:

  • Yoğun bir karın ağrısı ile oturmada güçlük
  • Cildinizin ve gözlerinizin beyazlarının sararması
  • Titreme ile ateş

Safra kesesi taşlarının çeşitleri

Safra kesesinde oluşabilecek safra taşı türlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Kolesterol safra kesesi taşları: Kolestrol safra kesesi taşı olarak adlandırılan en sık görülen safra taşı türü genellikle sarı renktedir. Bu safra taşları esas olarak çözülmemiş kolesterolden oluşur, ancak diğer bileşenleri de içerebilir.
  • Pigment safra taşı: Koyu kahverengi veya siyah taşlar, safra çok fazla bilirubin içerdiğinde oluşur.

Safra kesesi taşı tanısı

Safra kesesi taşlarını teşhis etmek için kullanılan testler ve prosedürler şunları içerir:

  •  Doktorunuz, safra kesesi resmini oluşturmak için abdominal ultrason ve bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları önerebilir. Bu görüntüler safra taşı bulguları aramak için analiz edilebilir.
  • Testler, hepatobiliyer iminodiasetik asit (HIDA) taraması, manyetik rezonans görüntüleme (MRI) veya endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi (ERCP) içerebilir. İşlem sırasında ERCP kullanılarak keşfedilen safra taşları çıkarılabilir.

 

                                                           ERCP

  • Kan tahlilleri. Kan testleri, safra yollarının neden olduğu enfeksiyonları (sarılık, pankreatit veya diğer komplikasyonları) ortaya koyabilir.

Safra kesesi taşı tedavisi

Safra kesesi taşı olan ve semptomlara neden olmayan çoğu kişinin tedaviye ihtiyacı olmayacaktır. Doktorunuz safra kesesi taşı tedavisinin semptomlarınıza ve teşhis test sonuçlarına dayanarak gösterilip gösterilmediğini belirleyecektir.

Laparoskopik Kolesistektomi

Safra kesesi taşları için tedavi seçenekleri;

  • Safra kesesini cerrahi operasyon ile çıkarmak (kolesistektomi). Safra kesesi tekrar tekrar ortaya çıktığı için doktorunuz safra kesenizi almak için ameliyat önerebilir. Safra keseniz alındıktan sonra, safra kesesi içinde depolanmaktan ziyade doğrudan safra yolunuzdan ince bağırsağınıza akar.Yaşamak için safra kesene ihtiyacınız yoktur ve safra kesesi gıdaları özümleme yeteneğinizi etkilemez, ancak genellikle geçici olarak ishale neden olabilir.
  • Safra kesesi taşları tedavisi için kullanılan ilaçlar. Ağız yoluyla aldığınız ilaçlar safra taşlarını çözmeye yardımcı olabilir. Ancak safra taşlarını bu şekilde çözmek aylarca ya da yıllarca sürebilir ve tedavi kesilirse safra taşları muhtemelen tekrar oluşacaktır.Bazen ilaçlar işe yaramaz. Safra taşı ilaçları yaygın olarak kullanılmaz ve ameliyat yapılamayan insanlara mahsustur.
Daha fazla oku...