Kadın Hastalıkları ve Doğum

Gebelik ve Uçak Seyahati

Düzgün ve  sağlıklı giden bir gebeliğiniz var ise, uçak seyahati sırasında karşılacağınız hava basıncı ve nem miktarındaki değişikliklerin  bebeğe zarar verebileceğine dair elimizde kesin bir kanıt yoktur…Ayrıca uçak seyahatinin düşük ve erken doğum ile bir ilişkisi bulunmamaktadır.

 

Tekiz gebeliklerde 37.haftaya kadar,ikiz gebeliklerde 32.haftaya kadar güvenle uçuş yapılabilinir.

 

Bazı gebe kadınlarda uçuş sırasında; bacaklarda ödem, burun akıntısı ve kulakta dolgunluk hissi veya bulantı gibi bir takım ufak problemler yaşanabilir.

 

Derin ven trombozu, bacak veya kasıktaki damarlarda ani pıhtı oluşumu ile oluşan dolaşım bozukluğudur.Uçak seyahati sırasında  uzun sure oturma pozisyonunda kalma derin ven trombozu riskini artırmaktadır.Uçuş süresi uzadıkça risk giderek artmaktadır.Dört saatten ksıa süren seyahatlerde tedbir almaya gerek yoktur.Ama uzuzn seyehatlerde özellikle:1.Rahat, konforlu giyecek ve ayakkabı tercih edilmeli.2.Mümkünse koridor tarafına oturarak,düzenli yürüyüş yapılmalı.3.Her yarım saatte bir oturma egzersizi yapılmalı.4.Düzenli aralıklar ile su tüketilmeli.5. Alkol ve kafeinli içecekler içilmemeli.6.Basınçlı çoraplar giyilmeli…..Kişinin ayrıca derin ven tromboz riski var ise ilaç olarak kan sulandıran heparin kullanılmalıdır. Düşük doz aspirine bu konuda etkisiz kalabili.r.

 

Uçmamayı  gerektirecek bazı koşullar:1.Doğum riski olan,günü gelmiş olan gebeler 2.Çok ciddi ,derin anemisi olanlar 3.Orak hücreli anemisi olanlar 4.Ciddi vaginal kanaması olanlar 5. Yakın kısa sürede vaginal kanama şikayeti ve tedavisi geçirenler 6.Nefes almayı sorlaştırabilecek kalb ve akciğer hastalığı olan gebeler…

 

Uçup uçmama yı karar verirken geçmiş tıbbi öykünüz ve taşıdığınız riskleri tekrar gözden geçirin lütfen…1.Neden bu zamanda uçmayı istiyorsunuz? 2.Uçmanız bir zorunluluk mu? 3.Uçacağınız sure ne kadar uzun ve bu seyahat tıbbi riskiniz i artırıyor mu? 4.Uçuş ve dönüşünüz sırasında kaç haftalık gebe olacaksınız? Bu süreçteki doğum şansınız nedir?  Unutmadan gebeliğin ilk 3ayında ki düşük yapma riskinizin  zaten yüksek oldugunu unutmayınız! 5.Olası bir risk karşısında gittiğiniz yerdeki sağlık merkezi koşulları nedir acaba? 6. Gideceğiniz yer için  gerekli aşı ve teavilerinizi doktorunuz ile önceden görüşünüz 7. Uçuş sigortanızın gebelik ve doğum ile ilgili tedavinizi ödeme kapsamında olup olmadığını control ediniz 8.Sizi tanıyan ebe ile uçuşunuz hakkında görüşüp tartışınız.

 

Uçuş sırasında yanınıza almanız gerekenler:1.Gebelikle ilgili notlar 2.Almış olduğunuz ilaçlar 3. Eğer 6ay üzerinde gebeliğiniz var ise doktorunuzdan uçabilir formu 4.Gebelik haftanızı belirten belge ada ultrason raporu 5. Seyahat sigorta belgeleriniz

 

Havaalanında ,bebek için extra herhangi bir risk olmadan güvenlik taramasından rahatça geçebilirsiniz…

 

Oturduğunuzda koltuk emniyet kemerinizi mutlaka bağlayınız.

 

Çok ufak bir şans ta olsa seyaht sırasında gebenin suyu gelebilir yada doğum eylemi başlayabilir.Böyle biro lay karşısında kabinde size yardımcı olabilecek kimse bulunmayabilir.Sonuç olarak pilot uçağın rotasını çevirerek size en yakın sağlık merkezine ulaştırma zorunda kalabilecektir.

 

İYİ UÇUŞLAR

Op. Dr. ALPTEKİN ALAGÖZ

Daha fazla oku...

Doğum Koçu ve Gebelik Platesi

  • Gebelik Platesi
  • Nefes Egzersizleri
  • Lohusalık ve Bebek Bakımı
  • Doğuma Hazırlık Eğitimi
  • Danışmanlık Hizmetleri

Danışmanlık Hizmetleri

“Doğum mucizesi” bebeğinizin doğma isteği ile başlayan ve yavaş yavaş ilerleyen bir süreçtir. Hayatınızın en muhteşem duygusu olan anneliğe hazırlanırken bu yolculukta profesyonel bir şekilde yolunuza ışık tutmaktayız.

 

Doğuma Hazırlık Eğitimleri

Bu eğitim ile kendinizi ve bebeğinizi olumlu bir doğum mucizesine hazırlarken, korkularınız ile yüzleşerek, bedeninizin farkına vararak bebeğinizin doğma isteğinin geleceği günü bekleyebilirsiniz.

 

Gebelik Platesi

-Gebelik sırasında uygulanacak egzersizler, vücudunuzda ortaya çıkan değişikliklere uyum sağlamanızı kolaylaştırır.

-Kilo alımını kontrol altında tutar.

-Uykunuzu düzenler.

-Dolaşım ve sindirim işlevlerini düzenler.

-Doğumu kolaylaştırır ve doğum eylemini daha rahat geçirmenize yardımcı olur.

-Doğum sonrasında kısa sürede toparlanmanıza yardımcı olur.

 

Nefes Egzersizleri

– Kalbinizi güçlendirir.

– Bedeninizin doğum yapabilme gücünü artırır.

– Korku ve stresi azaltır

– Nefes alma zorluklarını ortadan kaldırır.

– Bebeğinize giden oksijen miktarını artırır.

 

Ayrıntılı bilgi için;
Doğum Koçu; Fatma ÜRÜN
0549 320 22 37

 

Daha fazla oku...

Doğum Sonrası Eski Formunuza Dönebilirsiniz

 

Doğum sonrası anne için tam bir adaptasyon dönemidir. Anne bir yandan bebeği ile yeni bir hayata alışmaya çalışırken, diğer yandan da gebelik sürecinde vücudunda oluşan değişikliklerle yüzleşir.

Derideki çatlaklar aslında gerilmeye bağlı olarak cilt altı dokulardaki yırtıklardır. Bu yırtıklar için besleyici losyon-kremlerin kombine kullanımı faydalı olmaktadır. Yine karında göbek altında kalan çatlaklar karın germe operasyonu ile uzaklaştırılabilir.

Doğum sonrası göğüslerde hacim kaybı görülür. Göğüslerde küçülme veya sarkma ortaya çıkabilir. Bazı kadınlarda ise emzirme sürecinde büyüyen göğüsler sonrasında da büyük kalır. Küçük ve sarkma olmayanlarda uygun boyutta kullanılan “meme protezi” ile hem meme hacmi artırılır hem de sarkma etkileri giderilir. Sarkan memelerde ise “meme dikleştirme” ameliyatları tercih edilir. Meme dikleştirme ameliyatı ile aynı seansta meme protezleri de kullanılarak bir miktar büyütme de yapılabilir. Gebelik sonrası memelerde oluşan büyüme kalıcı ise “meme küçültme” ameliyatları tercih edilir. Meme ameliyatlarını takiben anne ortalama 10 gün içerisinde günlük yaşamına dönebilir. Gebelik sonrası hormonal değişimler ve dolayısıyla memelerin son halini alması 1 yıl kadar sürdüğünden bu süre dolmadan ameliyat olmak uygun değildir. Yine emzirme dönemi bitene kadar meme ameliyatları uygun değildir.

PÜRÜZSÜZ VE GERGİN BİR KARIN

Gebelik sonrasında özellikle göbeğin alt kısmında görülen sarkma, gevşeklik, çatlaklar ve karnın tümünde görülen şişlik anneleri rahatsız eden sorunların başında gelir. “Karın germe” işlemi sırasında sarkan deri özellikle göbek altında yoğunlaşan çatlaklar ile birlikte çıkarılıp, orijinal göbek korunarak hastaya daha yeni bir göbek deliği oluşturulmaktadır. Karın germe işlemi sonrasında oluşan ameliyat izi bikini altında kalacak kadar aşağıda ve gizli planlanır. Aynı seansta yapılacak “Liposuction” işlemi de bölgesel yağlanmalardan kurtulmayı sağlayacaktır. Karın germe işlemi sonrasında anneler 2-3 hafta içerisinde günlük yaşamlarına dönebilirler.

İNCELİRKEN SIKILAŞIN

Doğum sonrası verilen kilolara rağmen karın, basen, bel, sırt, diz içleri, bacak içi yağlanmalarının tedavisinde liposuction en başarılı tedavi yöntemidir. Kısa sürede iyileşme ve düzelme sağlayan bu yöntemle doğum kilolarının son izlerinden kurtulabilirsiniz.

ÇATLAKLAR KÂBUS OLMASIN

Derideki çatlaklar aslında gerilmeye bağlı olarak cilt altı dokulardaki yırtıklardır. Bu yırtıklar için besleyici losyon-kremlerin kombine kullanımı faydalı olmaktadır. Yine karında göbek altında kalan çatlaklar karın germe operasyonu ile uzaklaştırılabilir.

 

YÜZDE OLUŞAN LEKELERE ÇÖZÜM

Kadınların çoğunun yüzünde gebelik döneminde lekeler oluşur. Bu lekeler gebelikte artan hormonların etkisi ile melanotropin maddesinin artması ile meydana gelir: Lazer ve peeling uygulamaları ile bunlara müdahale etmek mümkündür.

Daha fazla oku...

Gebelikte İlaç Kullanımı

 

Gebelik kadın hayatında ilaç kullanımını büyük ihtimalle gerektirecek uzun bir süredir. Dokuz ayda her insan ilaç kullanımı gerektirecek en azından bir üst solunum yolu enfeksiyonu veya bir idrar yolu enfeksiyonu geçirebileceği gibi birde gebeliğin provake edebileceği durumlar düşünülürse gebelerin çoğunda ilaç gereksinimi doğmaktadır.Ancak her ilaç alımında anne karnındaki bebeğin bundan nasıl etkileneceği akla gelen ilk sorudur.Kadın doğum hekimleride çok sık bu sorulara muhatap kalmaktadır.Hekim içinde en büyük açmaz gebeler üzerinde araştırma yapmak mümkün olmadığından ilaçların çoğunun prospektüslerinde tam güvenlik garantisi verilmediğinden hastasını ikna ederek. sorumluluk alma zorunluluğu olmasıdır.Deney yapılamadığından hekimlerinde en büyük kaynağı geri dönük vaka bildirimleri ve eski kullanım sonuçlarıdır.
Bilimsel verilere göre annenin aldığı her ilaç az veya çok bebeğin kan dolaşımına geçmektedir.Bu oran ilacın kimyasal molekül yapısı ve vücuddaki dağılım oranlarına göre değişmektedir.Tüm dünyaca kabul gören en önemli kural ilacın anneye getireceği fayda bebeğe verebileceği zarardan daha önemli ise kullanılmasıdır. Hekimleri rahatlatan başka bir bulguda ilaç olarak kullanılan binlerce molekülün yanında bebeğe zararı kesin gösterilmiş ilaç sayısı çok az kalmaktadır.
Çok sık karşılaşılan bir durumda annelerin daha gebe olduğunun farkında olmadan kullandıkları ilaçlardır. Ancak burada bizi rahatlatan ya hep ya hiç kuralı dediğimiz son adet tarihinden itibaren 31 günde alınan maddeler eğer zarar verirse gebeliğin kaybedilip düşük gerçekleşmesidir. Dolayısıyla eğer bebek canlı ve büyüyorsa zarar görmemiş demektir

Hasta ve hekimlere yol göstermek amacıyla ilaçlar bebeğe olası riskleri açısından aşağıdaki şekilde sınıfl anmıştır.
A Kategorisi: Yapılan çalışmalarla risksiz olduğu kanıtlanmış ilaçlar.Bunlar az sayıdadır en önemlileri gebelerde kullandığımız kan yapıcı demir ve vitaminlerdir.
B Kategorisi: Hayvanlarda bazı riskler görülsede bunlar insanlarda ekontrollü çalışmaları olmayan.Gerekli durumlarda bu ilaçları sıklıkla kullanıyoruz.Penisilin gurubu antibitikler ve ağrı kesici parasetemol bunlardandır.
C Kategorisi: Hayvan veya insanlarda yeterli çalışması olmayan veya hayvanlarda birtakım olumsuz bulgular olsada insanlara ait veriler bulunmayan ilaçlar.Bu gruptaki ilaçlarıda anne için gerekli olduğunu düşünüyorsak kullanmaktayız.
D Kategorisi: Bebekte bir takım zararları gösterilmiş olmasına rağmen anne sağlığı için kullanılması gereken ilaçlardır.Bunlara en iyi örnekte annelerde kullanmak zorunda kalınan epilepsi ilaçlarıdır.
X Kategorisi: Bebeklerde ciddi risklerin kesin olduğu hiçbir şekilde kullanılmaması gereken hatta kullanıldı ise gebeliğin sonlandırılabileceği ilaçlardır.Çok kötü tecrübelerin yaşandığı artık üretilmeyen bulantı ilacı talidomid en iyi örnektir.Alkol kullanımıda bu sınıfa sokulmaktadır.
Gebelikte sıklıkla kullanmak zorunda kaldığımız bazı ilaçlar: Ağrı kesiciler: Parasetemol(asetaminofen) gebelerde kullanılabilecek en güvenli bilinen ağrı kesicidir. Aspirin ağrı kesici dozlarda bilinen bazı zararları nedeniyle kullanılmıyor ancak kan sulandırıcı diye tabir edilen düşük dozlarda tekrarlayan düşükleri önlemede gebelik zehirlenmesi denilen preeklampsi hastalığından korunma gibi durumlarda kullanmaktayız.Anti-romatizmal ilaçlar diye bildiğimiz grupta olan Naproksen ve İbuprofen özellikle 34.gebelik haftasından sonra bebeğin kalbiyle ilgili bazı zararları bilinsede bebekte anomali oluşturmadığı düşünülerek gerekli durumlarda kullanılmaktadır.
Antibiotikler: Penisilin ve türevleri güvenli olarak bildiğimiz ve sıklıkla kullandığımız antibiotiklerdir.Eritromisin penisilin allerjisi olanlarda kullanılabilecek güvenli bir ilaçtır.Bu antibiotikler B kategorisine girmektedir.
Bulantı ve allerji ilaçları sıklıkla kullandığımız güvenli olduğu düşünülen ilaçlardır.
Antiasitler yine sıklıkla kullandığımız bebeğe zarar vermediği düşünülen ilaçlardır.
Kalp ve hipertansiyon ilaçları çok geniş bir gruptur kesinlikle kullanılmaması gerekenler olduğu gibi güvenli bildiğimiz ve kullanmak zoruda olduğumuz tiplari vardır.
Diyabet(şeker) hastaları insülini güvenle kullanırken ağızdan alınan ilaçları kullanmamaktayız.
Son olarak söylenmesi gereken kar zarar ilişkisini gözeterek gerekli durumlarda doktorumuzun önerileri ışığında anne sağlığı için ilaç kullanmaktan korkmamalıyız.

Daha fazla oku...