Koroner ByPass

Koroner ByPass

Koroner arter bypass ameliyatı, en sık yapılan kalp ameliyatı tipidir. Kalbi besleyen damarlar olan koroner arterler zaman içinde çeşitli risk faktörleri (bakınız koroner kalp hastalığı) ile de etkilenerek daralabilir ya da tamamen tıkanabilirler.

Damarların bu şekilde tıkanmasına koroner arter hastalığı denir. Koroner arter bypass ameliyatı ile tıkanan damara yeni bir damar ilave edilerek kan akımına yeni bir yol açılmış olur. Böylece kalp, ihtiyacı olan kanı bu yeni damar aracılığı ile alarak uygun şekilde çalışmasına devam edebilir.

Koroner Bypass Ameliyatı Kimlere Uygulanır ?

Koroner arterlerin daralmalarında tedavi için 3 seçenek söz konusudur.

Bunlar;
1.İlaç tedavisi,
2.Koroner balon anjioplasti ve/veya stent uygulamaları ile
3.Koroner bypass ameliyatıdır.
Hangi tedavi şeklinin seçilmesi gerektiğine, hastalığın durumuna göre kalp cerrahi ve kardiyologtan oluşan ortak konseyce karar verilir.

Koroner bypass operasyonu genellikle şu durumlarda yapılır:

1. Sol ana koroner arter darlıkları.
2. Birden fazla koroner arterde kritik darlık.
3. Koroner arter hastalığı nedeniyle kalbin kasılma gücünün bozulması.
4. İlaç tedavisine rağmen devam eden göğüs ağrısı.

Günümüzde koroner arter bypass cerrahisi için halen tamamen hastanın kendi atar veya toplardamarları kullanılmaktadır. Bu konuda çok çalışmalar yapılmasına rağmen halen koroner bypass için kullanılabilecek yapay damar yoktur.

Bypass İçin Kullanılan damarlar :

1.IMA (Internal mamarian arter): En sık tercih edilen ve yıllar içinde açık kalma oranları en fazla olan damardır. Göğüs kemiğinin (sternum) hemen altında sağlı sollu seyreder, normalde memeyi ve göğüs duvarını besler.
2. Radial arter: Ön kolun dış tarafında seyreden önemli bir atardamardır.
3.Safen ven : bacak toplardamarı olarak bilinir. IMA dan sonra en sık tercih edilen damardır.
4.Diğer: İnferiyor epigastrik arter (internal iliak arterin dalıdır), Gastroepiploik arter (mideyi besler)

Koroner arter bypass cerrahisi deneyimli bir ekip tarafından ileri teknoloji kullanarak güvenli bir şekilde yapılabilmektedir. Dünyada ve ülkemizde cerrahi ölüm oranları neredeyse % 1 lerin altına inmiştir.
Koroner arter bypass cerrahisinde hastanın ameliyat öncesi değerlendirilmesi büyük önem arzetmektedir. Ek risk faktörlerinin tespit edilerek bunlara ait olası komplikasyonları öngörerek tedbirlerin önceden alınması ameliyatın başarısını tayin eder.

Diğer bir önemli faktör ameliyatın zamanlamasıdır. Koroner anjio sonrası cerrah ve kardiyolog beraberce hastanın anjiosuna göre tedaviyi planlarlar. Bazı durumlarda örneğin yeni geçirilmiş bir kalp krizi mevcut ise hasta bir süre dinlendirilir, hemen ameliyat uygulanmaz. Bazen de sol ana koroner darlığında olduğu gibi hasta en kısa sürede hazırlanır ve ameliyata alınır.

Koroner bypass ameliyatı bir açık kalp ameliyatıdır. Yani kalbiniz bypassların yapıldığı dönemde özel yöntemlerle durdurulur ve bir kalp Akciğer makinasına bağlanır. Bu süreçte başta beyin olmak üzere diğer organlar kalp Akciğer pompası sayesinde kanlandırılırlar. Bypasslar bittikten sonra kalp yeniden çalıştırılır. Son yıllarda gelişen teknolojik imkanlar ve artan deneyim sayesinde Bypass ameliyatlarını kalbi hiç durdurmadan çalışır vaziyette de yapabilmekteyiz (Beating Heart). Bu hem ameliyat süresini kısaltmakta ve hem de olası komplikasyonların oranını düşürmektedir. Teknik olarak; kalp yardımcı cihazlarla anastamoz yapılacak böygeyi hareketsiz hale getirir ve böylece kalp durdurulmadan anastamozlar yapılır. Elbette hangi tekniğin kullanılacağı hastaya göre karar verilir.

Ameliyattan sonra hastalar yoğun bakıma alınırlar birkaç saat sonra solunum cihazından ayrılırlar ve ertesi gün servisteki odalarına çıkmış olurlar. Ek risk faktörü fazla olan hastalar elbette yoğun bakım tedavileri tamamlandıktan sonra servise alınırlar. Herhangi bir önemli komplikasyon gelişmeyen hastalar da 5-6. gün taburcu edilmektedir.

Bu gönderiyi paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir